maca bitkisi

27 Ağustos 2015 Perşembe

replika saat ve sosyoloji bilgisi



replika saat ve sosyoloji bilgisi bulunduğu çok sayıda Alman bilim ve kültür adamına sahip çıkarak onların isıihdj^ edilmelerine yardımcı olmuştur. Onun gerek Alman Sosyoloji Derneği başkanlığı (|q^ minde ve gerek.se Budapeşte’deki müdürlüğü sırasında siya.sal ayrım gözetmeksizin sj, gilediği söz konusu bu koruyucu tavır, çokça tartışılmış ve zaman zaman onun hanesj. ne olumlu bir puan olarak da yazılmıştır. Onun lehine yapılan değerlendirmelerden en önemlilerinden biri işte budur, yani F. Tönnies’ten .sonra, bu derneğin başkanlığını lu bul ederek bu makam aracılığıyla Alman bilim, sanat ve kültür adamlarını kommasıdn
Hans Freyer, 1944-1948 yıllannda Leipzig’de bulunmuş ve 1945 yılmda LeipzığÜnı-versitesi So.syoloji Kürsüsüne yeniden atanmıştır. Fakat Nasyonal Sosyalizme yakınlığ öne sürülerek görevine son verilmiş ve bir müddet daha Leipzig’de yaşadıktan sonra, 1948 yılında Batı Almanya’ya sığınmıştır. 1948-1952 yılları arasında Brockhaus yayınlan-nın “Büyük Brockhaus” projesini yürütmüş, fakat Batı Almanya’da da uzun zaman üniversitelerde görev alamamıştır. Eski öğrencilerinden Helmut Sehelsky (1912-1984)'nin aracılığıyla Münster Üniversitesinin Sosyoloji Kürsüsüne öğretim üyesi olarak aıanmi', unutulmuş bir düşünür olarak orada çalışmış ve bu görevden emekli olmuşnır.
Bu Alman düşünürünün Türkiye ile de çok yakın ilişkisi bulunmaktadır. Birkaçkeı Türkiye’ye gelmiştir. İlk olarak 9-21 Ocak 1953 tarihleri arasında konferanslar vermek üzere İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine davet edilen Hans Freyer, bu fakültede altı konferans vermiştir. Bu konferansların metinleri daha sonra Bedia Akarsu ve Hüseyin Batuhan tarafından Türkçeye tercüme edilerek “Endüstri Çağı” başlığı altında orijinal metniyle birlikte 1954 yılında Edebiyat Fakültesi tarafından yayınlanmıştır.
Hans Freyer’in Türkiye’ye ikinci kez gelişi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin da veti üzerine gerçekleşmiştir. 1954 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde dersler ve konferanslar vermiş ve aynca anılan Fakültede sosyoloji kürsüsünün kurulmasma ve ge Üşmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Burada okuttuğu derslerin ve verdiği konferansların, hem Almanca ve hem de Türkçe metinleri, bu fakültenin araştımia dergisinde makale olarak ve ayrı basım halinde yayınlanmıştır.
Bu Alman düşünürünün Türkiye ile ilgisi bu kadarla sınırlı değildir. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde de çalışmıştır. Hans Freyer’in davet edildiği dönemde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. Kemal Fikreı Ank. Hans Freyer’in fakülteyle ilişkisini ve verdiği derslerden oluşan “Sosyolojiye Giriş" kıtı bı konusundaki düşüncelerini şöyle anlatmaktadır; “Münster
** oldu Kendi sahasında doldurulamaz bir yere sahip olacağı muhakkak olan bu eser.
^ılki dersleri bir araya toplamaktadır. Bu yıl tedris ettiği dersleri, “Endüstride Ha-tlilik" udi altında ayrıca neşretmeyi kuvvetle umuyoruz” (Freyer, 1963:iii). Kısaca *^ytnek gerekirse, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde Hans Freyer tara-^flEinführung in die Soziologie adı altında verilen dersler, Dr. Nermin Abadan ta-jfıiKİan Türkçe’ye çevrilerek yayınlanmıştır. Bu yapıt, yukanda söylediğimiz gibi, o za-^^(,1(1 Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Fikret Arık’ın tanıtım, aynı fakül-öğretim üyelerinden Prof. Dr. Yavuz Abadan’ın da yazar hakkındaki bilgi sunu-(luylâ W'ülunmıştır. Burada yer verilen bilgilere göre bu yapıt, 1931 yılında yayınlanan (ıdiûhnıng in die Soziologie isimli kitabın çevirisidir.
Edindiğimiz bilgilere göre Hans Freyer, 1959-1960 öğretim yılında Ankara Üniver-5K5İ İlahiyat Fakültesinde de dersler vermiştir. O dönemde Alman ekolü mensupların-jjnbiri olan ve fakültenin dekanlığını yürüten Prof. Dr. Bedii Ziya Egemen, Hans Fre-^'i İlahiyat Fakültesinde “Din Sosyolojisi” dersi okutmak üzere davet etmiştir. Freyer'in t»ında verdiği dersler, daha sonra dekanın ricası üzerine Dr. Turgut Kalpsüz tarafından jtcOme edilerek kitap haline getirilmiş ve 1963 yılında İlahiyat Fakültesi Yayını olarak tiMinı yapılmışar.
i Freyer, Mümster Üniversitesi sosyoloji kürsüsünden emekli olduktan sonra Baden Tûıiteraberg eyaletine yerleşmiş ve 18.01.1969 yılında burada ölmüştür.
Hans Freyer’in yaşammda birbiriyle çok sıkı bağlantısı olan üç önemli dönem bu-lıramktadır. Bunlardan birisi erken dönem olarak adlandırılan 1933 yılından önceki deıredir. İkinci dönem 1933-1945 yıllarını kapsayan Nazilerin egemen olduğu yıllardır. B»)Tİlar Freyer’in gerek üstlendiği resmi görevlerde ve gerekse bilimsel-siyasal çalışmacında Alman Nasyonal Sosyalizmine yakın durduğu bir dönemi kapsar. Savaştan son-
a)ani 1945’ten ölünceye kadar geçen sürede, zaman zaman işsiz kaldığı ve unutulduğu dönemler de olmuştur. Fakat Hans Freyer, Alman muhafazakârlığının önemli yanda-yotaamn ötesinde, düşünsel bağlamda önderleri arasında bulunan bir kişi olarak ya-jiınını sürdürmüş ve siyasal düşünce dünyasında çok belirgin bir kınima yaşamamıştır. D^birdeyişle yaşadığı son döneminde, eski görüşleriyle çelişebilecek çok sert bir duruş sergilememiş, 1‘der ve ırk anlayışını bir yana bırakarak, ulusalcı ve anti küreselci (toya görüşünü, bu yıllarda da savunmaya devam etmiştir.
mesi bakımından da önemlidir. Kısaca söylemek gerekirse bu çalışmasında Hegel-Dilthey çizgisinde yürüdüğünü, onların tarih felsefesinde kullandıklan ar lan benim.sediğini ve sosyal bilimlerle ilgili olarak da seçtikleri terminolojiyi ve ri özümseyerek kendine mal ettiğini ortaya koymaktadır. Onun için çok sayıdaijj, tımiacı ve politik yorumcu onun bu yapıtı üzerinde ısrarla durmak istemişlerdir,
b)Der Staat- Staat und Geist: Devlet-Devlet ve Tin (1926) adlı çalışmasında Freyer, dairesel biçimde yümyen tarihsel hatların birbirlerine bağlanan boyutlanm lemektedir. Ona göre bunlar inanç, üslup ve devlettir. Burada açık bir şekilde ve nüyle olmasa da, Ferdinand Tönnies'in “Gemeinschaft ve Gesellschaft” isimli ünlüyjj^ tından esinlendiği göıülmektedir.replika saat Ona göre devlet, bir liderin yönetiminde ideal bir lum yaratmalıdır. Aynı zamanda devlet, cemaatin tüm güçlerini aynı doğrultuda birltş|, rebilmelidir. Hans Freyer tarafından öne sürülen siyasal anlayış, o dönemin (konsenj tif) muhafazakâr ideolojik hareketine de uygun düşen genel bir eğilimi yansıtmaktadu
c)Soziologie als Wirklichkeitswissenschaft: Gerçekliğin Bilimi Olarak Sosyolty, '
(1930). Freyer’in en çok tanınan ve bilim adamlarınca irdelenerek eleştiriye tabi tutulu bu çalışması, daha sonraki yıllarda kaleme aldığı diğer çalışmalarının da odağında ya . almış ve onları önemli ölçüde yönlendirmiştir. Sosyolojiye Giriş ve Endüstri Çağı adı , tında yazdığı yapıtlarında ve özellikle tarihsellikle ilgili yorumlarında bu çalışmanmie- i mel ölçü olarak kullanıldığı görülmektedir. Burada Freyer, sosyolojinin kökeni, lantm ’ seyri, toplumsal sınıf ve tabakalar, toplumsal değişim ve endüstri sonunu sosyolopı» ' konusu olmalı demektedir. Ona göre sosyoloji, yapmış olduğu bu incelemelere dapıu-rak yeni bir toplumun yaratılması ve mevcut toplumun da refomia tabi tutulması çalış j malarmda yararlı olabilir. Sosyoloji biliminin böyle bir amaç gütmesi Freyer’e göre onun ! bilimsel niteliğine halel getimıez.
d)Revolution von Rechts: Hukuk Devrimi (1931). Bu çalışmasmda Hans Freya, : toplum, devlet ve bireyin durumunu incelemektedir. Burada dikkati çeken ana lem ; toplum (kamu düzeni) ve bireyin özgürlüğünü karşı karşıya getirmesidir. Ona göre h i munun mutluluğu ve huzuru için, bireysel özgürlüklerden taviz verilebilir ve hara if lumsal birlik ve bütünlük sağlanması için bireysel özgürlükler kısıtlanabilir.
e)Einleitung in die Soziologie (1931): Sosyolojiye Giriş, Ankara. 1963.
Bu eser, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde ders olarak okututaş't o zaman fakülte asistanı olarak görev yapan Nermin Abadan tarafından Türkçe'ye ı;? rilerek 1963 yılında yayınlanmıştır. Fakülte dekanının tanıtım. Prof. Dr. Yavuz Abada»'’ önsözüyle ve Türkçe olarak yayınlanan bu kitap, en eski sosyolojiye giriş kitaplanni" biri olması nedeniyle fevkalade önemli bir işleve sahip olmuştur. Bu
y.Jından Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Hans Freyer’in kendi ifadesiyle “din 1 hakkındaki bu muhtasar eser, 1960 senesi yaz sömestrinde Ankara Üniversi-I ■' ıijjııj'îit Fakültesinde misafir profesör olarak verdiğim derslerin bir icmalinden iba-1 1964:vii).
yurk akademik çevrelerinin de yakından tanıma fırsatına sahip olduğu bu önemli ı|,j ana bölümden meydana gelmiştir: Birinci bölümde bilim olarak sosyoloji ve
jıîştırma ve inceleme konularına yer verilmiştir. Bu bağlamda, yani sosyolojinin jjn içerisinde toplumsal gruplar, tabakalar, olaylar ve süreçler ele alınmıştır, ikinci is£. din sosyolojisiyle ilgili konular kapsamlı bir biçimde anlatılmıştır. Burada Ijel gn'P'^'^ kuramı, din ile toplum arasındaki ilişkiler, dinler ve modern sına-^jılıiir arasındaki bağlantılar ele alınmıştır. Bu kitap ile ilgili kısa bir değerlendirme yap-gerekir. İncelediğimiz kadarıyla bu yapıt, Hans Freyer’in bilimsel çalışmalarını eıtn hiçbir yaym Üstesinde yer almamaktadır. Başka bir deyişle, çeşitli kaynaklardan (indiğimiz Freyer'in yapıtlannı içeren yayın listelerinde, “Din So.syolojisi” -Religionsso-jologıe-, ya da “Dinin Sosyolojisi" -Soziologie der Religion- adı altında yayınlanmış bir ^^gnıaya tesadüf emıediğimizi belirtmek istiyorum.
g)İçtimai Nazariyeler Tarihi, Ankara Üniversitesi Yayınlan, Çeviren; Tahir Çağatay, «1», 1968. Hans Freyer’in Türkçe’ye tercüme edilen en kapsamlı yapıtlanndan biri-i.Çynabu kitaba Tahir Çağatay da önemli eklemelerde bulunmuştur. Kitabın tümü fil .udadır. Bunu 241 saydası Freyer’e, geriye kalan 150 sayfalık kısım ise, yapıtı Al-aıo'dan tercüme eden ve buna eklentiler yapan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğ-«ıın Üyelerinden Tahir Çağatay’a aittir. Tahir Çağatay bu kitabın önsözünde özetle şun-Bsöylemektedir: Bu yapıt, Hans Freyer’in Dil ve Tarilı-Coğrafya Fakültesinde verdiği tenotlanmn bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Derse ayrılan sürenin yetersiz (iıpdan dolayı, bazı konular önemine nazaran kısa geçilmiş, çok önemli bazı sosyo-bşkı da -örneğin Le Play ve Albert SchâffIe gibi- hiç yer ayrılmamıştır. “İçtima-ı.\i2anyeler Tarihi” adıyla yayınlanan bu kitap, Hans Freyer tarafından boş bırakılan kı-iBikuı doldurulması ve önemli görülen bazı yerli ve yabancı düşünürlerin eklenmesiy-' tolugunıirauş bir yapıttır (Freyer- Çağatay, 1968:1). Yaptığımız incelemeye göre Hans feyatarafında yazılan kısım, daha önce yazdığı “Gerçekliğin Bilimi Olarak Sosyoloji” « Sosyolojiye Giriş” adlı yapıtlarının ders notu haline getirilebilmesiyle, özellikle de tıtiııdan kayrıak belirtilmeden yapılan alıntılarla oluşturulmuştur. Tahir Çağatay’ın yap-t^htkılarla yapıtın hacmi genişletilmiştir. “İçtimai Nazariyeler Tarihi”
Kitabın Ekler Kısmında Tahir Çağatay tarafından A. Comte, Le Play ^ ,
Schafflc, E. Durkheim, V. Pareto, F. Tönnies ve G. Simmel gibi isimler
narak kapsamlı bir biçimde incelenmiş ve yerli düşünürlerden de Prens Sabaf, ^ A Ziya Gökalp ve ayrıca iki savaş arası dönem kitaba eklenmiştir,
h)“Endüstri Çağı": Bu kitap Hans Freyer’in 9-21 1953 tarihleri arasındj | Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde verdiği konferans metinlerinin birleştirilerei;replika saat Unda yayınlanmasıyla oluşturulmuştur. Endüstri Çağı adı altında yayınlanan bu yeni bazı motif ve görüşleri de içermekle birlikte, Hans Freyer'in daha önce ya^^S tap ve makalelerinin özetlenerek konferans metni haline getirilmesiyle onaya tır. Burada yer alan konulardan bazıları şunlardır: Tarih felsefesi, sosyal felsefe
olarak endüstrileşme, endüstrileşmenin tarihi ve gelişmesi, bu oluşumun yarattığ,
li sosyo-ekonomik ve ahlaksal sorunlar, yine endüstrileşmeye bağlı olarak gelişen
kentleşme ve göç olgusu, mevcut toplumun eleştiriye tabi tutulması, bu konulan
leyen, araştıran ve yorumlayan bazı düşünürlerin eleştirisi, sanayileşmeyle ilgili ( onaya çıkan göç olgusu ve çeşitli düşünceler, teknolojinin tarihi, endüstri ve c olarak gelişen önemli bir dalga biçiminde algıladığı kapitalist sistem ve yarattığı so,^ 1ar, küreselleşme ve ekonomide tekelleşme, bu ekonomi sistemlerinin yaptığı ia^ olarak günümüz insanın, insani sorunları, bu sorunlar karşısında toplumların takuını4 n gereken tavırlar ve bu konuda sosyolojiye düşen görevler. Sıraladığımız bu konula, ' kitabın içerisinde şu başlıklar altında incelenmiştir:
i)Hans Freyer’in daha önce yayınlanmış çok sayıda makale, konferans metni ve t tabı özetlenerek Türkçe’ye tercüme edilmiş ve bu yapıtların Türk okuyucusuyla taıujt rılmalan sağlanmıştır. Bu yapıtların çoğu makale biçiminde fakülte dergisinde yayınb- | mamn yanında, ayrı basım olarak da okuyucunun hizmetine sunulmuştur. Bir makık biçiminde sunulan bu yapıtlardan bazıları şunlardır: |
1. Yuna Felsefesinin Menşei Üzerine “Vom Ursprung der griechischen Philosty i hie”. Bu makale. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde verilen bir konferans metnidir, to ; feransın gerek Almanca’sı ve gerekse Türkçe çevirisi ayrı basım olarak da yayınla» | tır. Bu konferansta Hans Freyer, Yunanlıların insan düşüncesi üzerine yaptıklan kaifcş f ele almış, bugünkü felsefe sistemlerinin, bu felsefeye ne bakımdan, hangi alanlarda« | ne kadar borçlarının bulunduğunu saptamaya çalışmıştır. Ona göre günümüz fetefe Antik Yunan felsefesine çok şey borçludur. Bu konferans metnini Alnıanca'dan I® çe’ye Nusret Hızır
Das nene Bild der Weltgeschichte. Cihan Tarihinin Yeni İmajı, Ankara Üniversi-pll ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisinde makale olarak ve fakülte yayınları ara-basım olarak yayınlanmıştır. Aslında makale olarak yayınlanan bu metin, Hans ^rtarafmdan verilen açılış dersidir. Söz konusu bu metin, Nusret Hızır tarafından çevrilmiştir. Bu giriş dersinde Hans Freyer, dünya tarihinin ne anlama geldi-aıılatırken, o güne kadar çok fazla yandaş toplamış olan ve klasik tarih görüşü ola-
kabul edilen ilkellikten uygarlığa, basitten karmaşığa ve zayıftan güçlüye doğru jıjlıai üzerinde kendini gösteren bir gelişme ve yükselişi, özellikle evrimci bir anlayış-
Ijjfjerlendiren tarih görüşünü reddeder. Ona göre tarih, insanlık tarihi, yıldızlann ar-p jfkaya değil, aynı anda, aynı zaman diliminde parlayıp sönmeleri gibidir. Hiçbir za-^ insanlık tek bir gelişme hattı, çizgisi üzerinde yürümemişti, bundan sonra yürüye-lıileceği de söylenemez.
4,Hans Freyer'in yapıtları arasında çok önemli gördüğümüz bir çalışması Elfriede [ijer iarafından derlenerek değişik zamanlarda yazdığı yazıları bir araya getirerek “Pre-ıısfiıium und Aufklârung” adı altında yayınladığı kitabıdır. Ayrıca Elfriede Üner bir ara-
iği bu yazıları yorumlayan çok kapsamlı bir de makale eklemeyi ihmal etme-
Bu yapıt içerisinde Elfriede Üner, Freyer'in şu yazılarmı toplayarak yorumlamaya (ilşnuşüt:
■Preussentum und Aufklânıng. Eine Studie Über Friedrichs des Grossen, Antimac-bve)(lW). Das Material der Pfhct. Eine Studie Über Fichtes Spâtere Sittenlehre (1930).
■Eıhisce Normen und Politik (1930). über Fichtes Machiavelli-Aufsatz (1936). Mac-hvelli und Lehte vom Handeln (1938) Elfiede Üner, bunlann yayında kendisi de Nach-ıeıt(sönsöz)den sonra “über Hans Freyers Staats-Lehre und Politisehe Ehtik” (Hans taer'in Devlet Öğretisi ve Politik Etiği) başlığı altında onun tarilvsel süreç içerisindeki nlaıışını ve siyasetin dayandığı ahlaki ilkeleri yorumlamışta.
Hans Freyer'in Esin Kaynaklan
î Konuyu incelemeye başlamadan önce, Hans Freyer ile ilgili kısa bir karşılaştırma-jids içine alan bir değerlendirme yapmak gerekirse şunlar söylenebilir: Hans Freyer, ' neM.Weber ve E. Durkheim gibi sosyoloji sistemi ortaya koymuş büyük bir sosyolog I lenedeKant ve Hegel gibi büyüklüğü dünyaca kabul edilmiş bir filozoftur. Bu bağ-i laıda onun sosyal bilimler alanında konumlandıniması gereken yer, yukanda isimleri-i «iıeıdiğiiîiiz düşünürler göz önüne alındığında, daha sınırlıdır. Buna göre Freyer, Al-, Bn Nasyonal Sosyalist Gençlik Hareketine ve savaş sonrasında da ulusal karakterli Al-
muhafazakar bir Alman sosyologu olarak sürdürmeye çalışan, genellikle de ülkes,^^ unutulmak istenen bir isimdir.
Hans Freyer'in tüm eserleri eleştirel bir bakış açısıyla incelendiğinde görülecek ki, onun gelenekçi devrim anlayışında, ulusalcı bakış açısında, halkçılığında, diğer olojik ve toplumsal düşüncelerinde, çok sayıda farklı çalışma alanlarının ve farklı j,j^ olojik-politik eğilimlerin izlerine rastlamak mümkündür. Genel olarak ifade etmek kirse Freyer’in etkisinde kaldığı felsefe, politika ve sosyal bilim hareketleri, değişik kjy naklardan beslendiği ve onun tarafından da tam olarak özümsenerek “kendiliğinden(jj davranış” haline getirilemediği için, çoğu kez birbirleriyle çelişen, hatta çatışan kuneı ve normlar olarak da bulunmuşlardır. Ancak onun düşüncesinde ara sıra etkisi azalma], la birlikte, sürekli olan biricik dünya görüşü ulusalcı düşünce biçimidir.
Biz burada, yani yukarıdaki başlık altında Hans Freyer’i etkileyen kaynaklan, ho. hangi bir tarafa eğilim göstermeksizin felsefi bağlamdaki kaynaklardan başlamak sure, tiyle incelemeye çalışacağız.
Felsefe Kaynaklan
Rahatlıkla söyleyebiliriz ki, çok uzun bir dönem Antik düşünce ve kültür harekeı-lerinin çok az görüldüğü kültürlerden biri Alman kültürüdür. Oıtaçağ’ın sonlarına doğru, özellikle de skolastik düşüncenin aralanmaya ve seküler anlayışlann gelişmeye taş ladığı dönemde —Rüştçülük, Dominiken, Fransisken ve daha sonra Yeni Platonoılukve Yeni Aristoculuk gibi- İtalyan, İngiliz ve Fransız kültürlerinde belirgin bir biçimde onaya çıkmıştır. Bu yeni oluşuma koşut olarak bu ülkelerdeki gibi kapsamlı ve köklü olım-makla birlikte, Almanya’da da küçük çaplı bazı düşünsel eylemlerin yaşamı etkilemeye başladığı görülmüştür. İtalya’da Rönesans hareketlerinin başlamasından sonra, buradaki çeşitli düşünsel, sanatsal ve bilimsel gelişmeleri öğrenmek üzere çok sayıda Alman genci İtalya’ya gitmiş ve burada çeşitli alanlarda öğrendikleri yeni bilgileri ülkelerine tiji-mışlardır. Önceleri taklit, özdeşleşme ve benimseme biçiminde görülen bu toplumsal uyma davranışı, daha sonra özümseme ve hatta yaratıcı düşünce üretimine varan bit olgunlaşma seyri göstermiştir. Diğer alanlardaki gelişmeler bir yana, felsefe alamndaMe-ister Eckhart (1260-1327) (Aster, 1958:168) ile başlayan düşünce üretimi, Chiristian WolI ve Leipniz ile kendi —her ne kadar Descartes’in etkisi varsa da- yönünde gelişmeye baş lamış ve Kant ile de Almanlara özgü sistematik bir düşünce sistemine, yaratıcı düşünce formuna ulaşmıştır.
replika saat sundu..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder