maca bitkisi

3 Ekim 2015 Cumartesi

replika saat ve insan uygarligi bilgi

replika saat ve insan uygarligi bilgi

 Bizans, kendi toprakları üzerinde bağımsız bir Bulgar devletinin kurulmasını resmen kabul eder.
Bu tarihlerde aslında Dobruca bölgesi, fiili olarak zaten Bizans'ın elinden çıkmıştı. Buraya Slavlar yerleşir, ancak bunların belirli bir teşkilatlanmadan yoksun olması sebebiyle Bizans’ın hâkimiyeti bölgede hala sürmekteydi. Siyasi ve askeri tecrübeye sahip olan Bulgarların bölgeye gelmesi
 replika saat

Bizans’ın bölgedeki hâkimiyetine ağır bir darbe indirir. Bulgarlar, "yedi Slav" kavmi ve Sevenleri (başka bir Slav kavmi) tabi kılarak başkentleri Doğu Mözyada bulunan Pliska (Aboba) merkez olmak üzere güçlü bir devlet kurmayı başarırlar. Böylece I. Bulgar Devleti yada Tuna Bulgar Devleti kurulmuş olur. Bulgarlar, kendilerine bağladıkları Slavları çeşitli bölgelere sürerler ve bunları devletin bazı önemli noktalarının güvenliği ile görevlendirirler. Doğu Balkan Dağ geçitlerinin güvenliği Slavlann Sever kavmine bırakılırken, güney ve batı yönündeki bölgelerin Avarlara karşı korunması "yedi Slav kavmine” verilir.
Tuna Bulgar Devleti içerisinde nüfüs bakımından Slavlar üstün konumdadır, ancak devleti teşkilatlandırmada öncülük Bulgarlara aittir. VII. Ve VIII. yüzyıllarda kaynaklar Bulgarları ve Slavları ayrı ayrı zikreder. Ancak Tuna Bulgar Devletinin Bizans’ın etkisiyle Ortodoks Hıristiyan inancını kabul etmesi ve Bizans tebaasından Kiril ve Methodius’un Grek alfabesini Slav diline adapte etmeleri, 1. Bulgar Devletine yeni bir kimlik kazandırır. IX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Bulgarların yoğun bir şekilde Hıristiyanlaştığmı ve Slavlar arasında eridiği görülür.
Hıristiyanlık öncesi Tuna Bulgar Devletinin hükümdarları, Asparuh Han (640-700), Tervel Han (700-716), Tvirem (?), Sever Han (718-754), Kormisoş Han (754-756), Vineh (756-761), Telets Han (761-764), Sabin Han (764-766), Umar Han (Temmuz 766-Ağustos 766), Toktu Han (766-767), Pagan Han (767-768), Telerig Han (768-777), Kardam Han (777-802), Krum Han (802-914), Omurtag Han (814-831), Malamir Han (831-836), Presyan Han (836-852)’dır.
Hıristiyanlığın kabulünden sonra Tuna Bulgar Devletinin hükümdarları, Knez Boris (852-889), Vladimir Rasate (888-893), Çar Symeon (893-927), Çar Petro (927-969), Çar II. Boris (969-971)
Aiparuh’un Bizans İmparatoru IV. Konstantinos He y.ıptıg, hjrı» ani^ _^ator II. justinianus (685-695; 705-711) tarafından I>o/uiur H mk. BuJgarlara ve Slavlara daha fazla haraç ödemek isteme/ Ayrıca bu mu Bizans için büyük bir tehlike olarak >{örur. Justinlanus'un niyetini aSj «Matariar, Trakya’ya doğru ilerlerler, ancak imparator onları «eri püskürt? CNAya doğru yönelir ve Selanik’e ulaşır. Ege bölgesinde yaşayan pek çok Sla»,,^ ıteiaiak Anadolu’ya nakledilir. İmparator, Bulgarlara karşı düzenlediği buı^ dönerken Güney Rodop geçitlerinde yolunun kesilmesiyle kuvvetlerininiç •ak bu^ kısmını yitirir ve kendisini de güçlükle kurtulabilir Hu olay Asparuk^ <>ukumdarlık döneminin son önemli olayı olur.
^sparuh Han’ın 700 yılına doğru Hazarlarla yapılan bir mücadele sonucum ikluğu sanılmaktadır. Yerine oğlu Tervel (700-718) Bulgar tahtına geçer Tmıi "4«mi, Bizans İmparatorluğundaki iç karışıklıklardan faydalanmasını bilir. Bızm mparatoru II. justinianus’la iyi ilişkiler kurar ve ona yeniden Bizans tahtıtı JAirması için yardımcı olur. II. Justinianus 695 yılında Bizans tahtından indırik ‘^krnıı a sürgün gönderilir. Burada önce Hazarların yanına kaçar Hazar haka»
I. ustmıanus'a kızım vererek onunla akraba ilişkisi kurar. Bu Hazar prense* 'fınsoyanlığı kabul ederek Theodora adını alır. Böylece II. Justınianus-Theodaa aAa, L Justinianus (527-565) ve eşi Theodora’yı hatırlatmalıydı. Nitekim bud*-*w»ı İstanbul'daki Bizans Sarayında yankılanmada gecikmez ve burada yenibr TtİK değişikliği yaşanır. Bizans donanmasının başı Apsimar, II. Tiberios (696-'O*; j adım alarak Bizans imparatoru Leontius’un (695-698) idaresine son venr ■■ :ahö ele geçirir.
Hazarların yanından II. Justinianus Bulgar hükümdarı Tervel’in yanına sı-Tervel’in II. Junstinianus’a tekrar Bizans tahtına oturması için yardım et-uzerine imparator kendisine muhteşem hediyeler ve caesar unvanı venr. r unvanının alınışı Bulgar Devleti açısından önemlidir. Çünkü onu vermek-• »rzens. Tuna Bulgar Devletini bir kez daha hukuki açıdan tasdik etmiş olur, dışında Tuna Bulgar Devletine Aytos, Islimiye (Sliven) ve Yanbolu civarını /agore olarak bilinen bölge verilir. Bu bölge sayesinde Tuna Bulgar trrprak bakımından ilk defa Balkan Dağının güneyine kadar uzanır. IL /agore bölgesini Bulgarlara teslim ettiğinden dolayı pişmanlık duy--1 ,r lir ki, 708 yılında bu bölgeyi tekrar geri almaya çalışır. Deniz ve karadan geçen II. Justinianus'un kuvvetleri bir müddet sonra bozguna uğratılır .bı civarında kıskaca alınır. Bu olay. Bulgarlar ve BizanslIlar arasındaki -e fnna ermesini sağlar. Ayrıca Bizans imparatoru, tahtının yine tehlikeye -I »zerine çaresiz bir şekilde tekrar Bulgar hanının yardımına başvur--• »nda kalır. Bunun üzerine Bulgar ordusu Bizans’ın Trakya bölgesine ıncak bu kez İmparatora yardım teşebbüsü başarılı olamaz. Çunku ..mu.» karjıtları onu tahttan İndirip katleder. 3000 ki,ilik Bulgar ordusu
nemlennde Vokil sülalesi üstün duruma gelir, Telets Han (76ı Han (766-767)'la Ugayın ailesi üstünlük kazanır. v,^
718 ile 756 yıllan arasında hüküm surmuş hükümdarlar dönem ile Bulgar Devleti arasındaki ilişkiler nispeten sakin görünün İki devlet*^' yeni anlaşmalann yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir. Ancak 718 yıi, lan anlaşmanın aralıklarla yenilendiği tahmin edilmektedir. En azında ly ^ ra göre nispeten sakin bir dönem olarak değerlendirebileceğimiz 718-75^ arasındaki dönem, V. Konstantinos'un (741-775) Bulgar sınırında kalelef^ edip buralara Suriyeli ve Ermeni göçmenleri askeri sınıf olarak yerleştin^ başlamasıyla son bulur. Buna karşı Bulgarlar inşa edilen kaleler için haraç ler. Muhtemelen burada yeni bir haraç değil de, 716 yılında ihdas edilen milo^ artırılması söz konusudur. Ancak Bulgar elçileri bu konuyla ilgili olarak Bızaj^^ ret cevabı ile karşılaşırlar. Bu durum Bulgarlar tarafından bir savaş vesilesi| yılır ve 755’de Trakya'ya girerek Anastasios’un suruna kadar ulaşırlar. Fı^ yenilerek geri çekilmek zorunda kalırlar. V. Konstantinos, Bulgaristan’a harekete geçerek Balkan Dağındaki Veregava geçidine kadar ilerler. Netict* Bulgarlar Bizans'la 756 yılında yeni bir anlaşma yapmak zorunda kalırlar. Anq Bulgarlar, Bizans karşısında birtakım askeri başarısızlıklar yaşadıkları içini» di açılarında olumsuz olan bir anlaşmaya imza atmaya zorlanırlar. Buna gön Bulgarlar Balkan Dağının güneyinde elde ettikleri topraklardan vazgeçmek* rumunda kalmışlar ve Bulgar Devleti ile Bizans arasındaki sınır Balkan Dağı» güney eteklerine kadar çekilmiştir. Aynca Bulgar Devletinin yöneticileri oğult nnı Bizans'a rehine olarak göndermeye mecbur edilmişlerdir.
Arapların saldınlannın zayıflaması üzerine Tuna Bulgar Devleti ile Bızaa arasında yeni savaş dönemi başlar. Telets’in tahta geçmesinden sonra (761) çok sayıda Slav, Bulgar sınır bölgesinden Bizans arazisine geçer ve imparatorluk tarafından Bitinya'ya yerleştirilirler. 763 yılında Bizans İmparatoru V, Konstantinos, Bulgarlara karşı sefer düzenleyerek onları bozguna uğratır. Burnu üzerine Bulgarlar Telets Han'a karşı isyan ederler ve onun ölümüne sebep olur lan Tuna Bulgar Devletindeki taht mücadele devri Telerig Han'la (768-777) sona erer. Bulgarlar kendini toparlayarak devletlerini yine eski savaş gücüne kavuştu rurlar. Ancak Telerig döneminde de Bizans İmparatoru V. Konstantinos'u Bulgar Devletine karşı sefer düzenlediğini (773) ve barış yapılması için baskıda bulun duğunu görüyoruz. Aslında her ne kadar Bizans tarihçisi Theofanes 768 ve 773 yıllarında Bulgar Devleti ile Bizans arasında anlaşmalar yapıldığından bahsetse de, 775 yılına kadar Bulgarlarla BizanslIlar arasında kalıcı bir barış sağlanamaz Bu tarihte V. Konstantinos'un Bulgarlara karşı düzenlediği bir sefer esnasında ölmesi üzerine Bulgar Devleti kendini yok etme amacında olan büyük bir teh-İlkeden kurtulur. Telerig Han devlet içerisinde çoğunlukta olan Slav unsurunun önemini kavramış ve
lamıştır. Bundan dolayı Telerig Han, hem iç hem de dış Slavların birleştirilmesi gerektiğini savunan ilk Bulgar hükümdarı olur. Telerig Han'ın bu düşüncesini uygulamaya geçirecek gücü olmaz. Ancak halefleri onun bu düşüncesini dış politikalarının temel yapı taşı haline getirirler. Bulgar hanı Telerig, ülkesindeki iç karışıklıklardan dolayı Bizans İmparatoru IV. Leon'un yanına (775-780) sığınır ve Hıristiyanlığı kabul ederek bir Bizans prensesi ile evlenir.
Kardam Han (777-802) döneminde merkezi otorite güçlenir, iç karışık-lılar ise tamamen geçmişte kalır. 791 ve 792 yıllarında Bizans İmparatoru VI. Konstantinos (780-797) iki kez Bulgarlara karşı sefer düzenlediyse de başarılı olamaz. Taht mücadelesi devrinin kapanmasıyla toparlanan Bulgarlar, Bizans'a karşı yeniden harekete geçer. Böylece VI. Konstantinos, Bulgarlara karşı yaptığı ikinci seferi sırasında büyük bir yenilgiye uğratılır. Kaynaklar bahsetmiyor, ancak Bulgar tarihçisi V. Beşevliev bu yenilgi neticesinde Bizans'ın Bulgarlarla barış anlaşması yapmak zorunda kaldığına vurgu yapıyor. Bu anlaşmaya göre Bizans, Bulgarlara yıllık haraç ödemeye mecbur edilir. Ayrıca bu anlaşmayla Bulgarlar, 756 yılında yapılan anlaşmayla kaybettikleri toprakları geri alırlar. Yine de belirtmek gerekir ki, Kardam döneminde Tuna Bulgar Devleti ile Bizans arasındaki esas anlaşma 796 yılında yapılmıştır. Bu anlaşma da Bulgarların lehine olan anlaşmadır.
Kardam, selefinin ortaya attığı Bulgar Devletinin sınırları dışında kalan Slavlan birleştirme politikasını izlemeye çalışmış, ancak bu konuda çok başarılı olamamıştır. Çünkü Kardam Han'ın esas düşüncesi merkezi otoriteyi güçlendir-mektir. Bundan dolayı da Bulgar Devletini zayıf düşürecek her türlü hareketten, özellikle de Bizans'la meydana savaşı yapmaktan sakınmıştır. Onun saldırı politikasından ziyade, daha çok savunma stratejisini benimsediğini görüyoruz. Ancak Kardam'ın izlediği bu savunma stratejisi, halefi Krum Han döneminde (802-814) saldırı politikasına dönüşecektir. Bununla beraber Krum Han'ın hükümdarlığının ilk yıllarında babası Kardam döneminde Bizans’la yapılan anlaşma geçerli olacaktır. Bu tarihlerde Bulgar Devleti kuzey-batıda Frank Devleti ile Avar Hanlığı arasında cereyan eden çatışma ile ilgilenir. Avar Kağanlığı Orta Tuna Ovasında yaşayan pek çok Slav kavmini hakimiyeti altına almıştır. 803 yılı na doğru Frank Devleti, Avar Hakanlığının zayıf düşmesini sağlayarak onun bat bölgelerini ele geçirmiş ve topraklarını kendi devleti sınırları içerisine dahil et miştir. Böylece Frank Devletinin sınırları Orta Tuna'nın sağ kıyısına kadar ulaşı Krum Han da Avarların zayıflamasından faydalanarak Avar Hakanlığının kalıntı larına son vermiş ve doğu bölgelerini Tuna Bulgar Devletinin sınırlarına katmış tır. Böylece Tuna Bulgar Devleti sınırlarına kuzeyde Erdel’e, batıda Belgrat ve kuzeyine, güneyde Selanik ve Termopil bölgeleri dahil edilmiş ve Frank Devleti Ue arasındaki sınırı Tisa Nehri oluşturmuştur.replika saat

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder