maca bitkisi

3 Ekim 2015 Cumartesi

replika saat ve insan uygarligi

replika saat ve insan uygarligi 

Ancak Venedikliler de buna cevapta gecikmediler Deniz güçlerinin üstünlir ğü sayesinde 1115'te Rab, Zadar ve Biograd, ertesi yıl da Sibenik, Trogirve Spk Venedik hâkimiyetine girdi. Macarların buralan tard çabaları sonuç getirmed Üstelik kısa bir sure sonra Bizans işin içine girdi. Güney Slav bölgelerini diH getiren Manuel Komnen idaresindeki Bizans, Venedik'le uyum içinde olarak Dalmaçya'da da üstünlük kurdu ve Macarlan buradan büsbütün kovdu. Tüm Balkanlara hâkim olan ünlü Bizans imparatorunun ölümü, bu bölgelerin toptan Bizans’ın elinden çıkışı anlamına geldi. Bu kervana Dalmaçya kentleri de katıldı. Zadar'ın öncülük ettiği harekette, çıkan isyanlarla Venedikliler kovuldu ve Hırvat-Macar erki geri çağrıldı. Venedikliler bunun aasını unutmamışlar, 4. Haçlı seferinde ilk faaliyet olarak 1202 yılında Zadar’ı alıp harap ederek bunun ocunu almışlardır. Sık s.k el değiştiren
 replika saat

Venediklilerle ciddi bir mücadele sergileyemediler. Boylece sav lan Dalmaçya*da Venedik nufuzu iyice ilerledi. Ancak aynı yüzyı|,n‘'o'^^’ Anjouiuiar toparlanıp Venedik ile mücadeleye başladılar. Bu, güçlü krai^ daha gençlik yıllannda olmuştur. 1358 Zadar barışıyla noktalanan savaşS nunda Venedik tum sahili Macarlara bıraktı.
1382 yılında Lajos’un ölümüyle Macar merkezi idaresi sarsıldı. Hırv,« gücünün doruğundaki Bosna tarafından hararetle desteklenen merkez^ reketler başladı. Bu durum Sigismund’un 1408 yılında hem Hırvatistan,^ Bosna’da duruma hâkim olmasına kadar sûrdu, ancak bu kez de doğud^j len Türk tehlikesi belirdi. Üstelik Venediklilerin ilerleyişini durduramadı ^ 1420 arasındaki savaşlarda Venedik yeniden tüm sahile hakim oldu. İ4jj^ itibaren ise Dalmaçya ve Slavonya içlerine Türk akınları başladı.
Bir kara devleti olan Macaristan için Dalmaçya'nm önemi Venediklilerle^ da tampon bölge olmasıydı. Venedik cenahından tehlike gelmediğinde adeta unutuluyordu. Bu durum genel olarak Hırvatları rahatsız ediyordu Iq > yy'ın ikinci yansında Matyas Korvin gibi güçlü bir kralın idaresındeyken^ fırsat buldukça isyan ediyorlardı. Matyas dönemindeki isyanların bir sebebi^ onun merkeziyet siyasetiydi.
1490’da Matyas ölünce taht jagello hanedanına geçti ve Macaristan hızlag» kaybetmeye başladı. Bunu Türk akınlannın yeniden başlaması izledi. Akak doğrudan Hırvat bölgelerini hedef alıyordu, ancak özellikle Sava ile Dravaan sındaki araziye yapılan akınlar doğrudan Macar ana ülkesini hedefliyordu. | akınların Bosna kaynaklı olduğu da bilinmektedir. Macar başkentinden desöı gelmediği için savunma işi yerel Hırvat derebeylerine kalıyordu. 1493 yılıni Krbava ovasındaki savaşta Hırvat güçleri ağır bir yenilgiye uğradılar. Macarlan yapabildiği tek şey bir süre sonra banş istemek oldu.
Dalmaçya yönündeki Türk akınları Venedik arazisini de vurunca, 1499'da Venedikliler, Macarlar ve Papalık bir ittifak kurdu ve çetin savaşlardan sonn OsmanlIları barışa zorladılar. Ancak Macarlann çok güçlü olmadığı bir kez daJu görüldü ve Osmanlılar bu barışla ciddi bir şey kaybetmediler. Bu dönemde Hırvat bölgelerinin başında Matyas Korvin'in oğlu İvanis Korvin vardı. Macarların kay-dadeğer başarıları onun idaresindeki Hırvat birlikleri sayesinde gelmişti. Onun 1504'te ölümünden sonra da buraların savunması derebeylerine terk edildi. Bu ise Macar otoritesinin büsbütün yıkılmasına yol açtı, öte yandan, Macarlarla ba rış hali olsa bile, Hırvat derebeyleriyle münferit çatışmalar süregitmiştir.
Bosna’nın fethinden sonra uzun süre toprak alamayan ve tıkanan Osmanlı orduları, 58 yıl sonra Belgrat'ı fethettikten sonra Hırvat bölgesinde fetih hare-katına başladılar. Ertesi yıl Knin ve Skradin, daha sonraki y,| da Ostrovica zapte-I n Patih'ten Reri aldıkları Bosna nın ünlü kalesi lair- • ■ dildi. Macarların Patın ten h •^•«i jajce nın 1528 de
alınmasından sonra, güçlü sahilkentleri hariç Dalmaçya'nın neredeyse tamamı OsmanlI idaresine geçmiştir. Slavonya’da çoktan başlamış olan fetihler ise Mohaç savaşının ardından tüm bölgenin Osmanlı idaresine girmesiyle sonuçlandı.
Matyas Korvin'in 1463 yılında Habsburglarla yaptığı bir antlaşmaya göre, Macar tahtına bir varis bulunmadığı anda Almanlar hak sahibi olacaklardı. Mohaç böyle bir durumu ortaya çıkardı. Bu şekilde, Türk idaresi haricinde kalan küçük bir Hırvat arazisi 1527 yılında Ferdinand'ı Hırvat kralı olarak tanıdı. Böylece, Hırvatların önemli bir kısmı Türk idaresine girerken, diğerleri de çok uzun sürecek bir Alman etkisiyle başbaşa kalmışlardır. Bunun Hırvat ulusal bilincinin oluşmasında belirleyici rolü olmuştur. Kesintisiz süren Slavlaşmaya rağmen, Venedik idaresindeki sahil kentleri Latin kimliğini çok yakın zamanlara kadar sürdürmüştür. Buraların Hırvatça konuşan ahalisi, eski Yugoslavya'nın diğer halklarınca bugün bile Latin olarak adlanmaktadır.
KAYNAKLAR
Budak, Neven, Prva stoljeâa Hrvatske, Zagreb, 1994.
Charanis. Peter, "Ethnic Changes in the Byzantine Empire in the Seventh Century", Dumbarton Oaks Papers, VVashington, 1968.
Constantine Porphyrogenitus, De Administrando Imperio, yay. Gy. Moravcsik & R. lennings, \Vashington, 1967.
Dvomik, Francis, Byzantine Missions among the Slavs, Nevv )ersey, 1970.
Gluhak. Alemko, Porijeklo imena Hrvat, Zagreb, 1990.
Goldstein, Ivo, Hrvatski rani srednji vijek, Zagreb, 1995.
Gregoire, Henri, "L'origine et le Nom des Croates et des Serbes", Byzantion, XVII (1944-45), s.88-118.
Hauptmann, Lj., "Seoba Hrvata i Srba", Jugoslovenski Istorijski Casopis, III/1-4 (1937), s.30-61.
HerSak, Emil, “The Avars: An Overvievv of Their Ethnogenesis and History", The Turks, C.l, Ankara, 2002, s.590-606.
Karatay, Osman, Hırvat Ulusunun Oluşumu. Erken Ortaçağ’da Turk-Hırvat İlişkileri, Ankara, 2000.
—, “Sırp ve Hırvat Göçlerinde Oğur İlgisi", Türkler, Ankara, 2002, C.ll, s.591-598.
—, İn Search of the Lost Tribe: The Origins and Making of the Croatian Nation, Çorum, 2003,
Klaid, Nada, Povijest Hrvata u srednjem vijeku, Zagreb, 1990.

BULGARLARIN BALKANLARA GÖÇÜ VE TUNA BULGAR DEVLETİ
||#!*AIKANI Af H KfTAfI
M2 yılmdf Ktthr«nn «ömıi üfrrin*- Mj/«rUnn fc^pnıtan ytkılır w toprikljn Kubr«ı’ın b#f o^lu Barb^y,,,,
{A$puyhl Kotrn. Ah»fk arasında payiaııbr Hu paylaşım Any*
İM Hat«1ann llerVy*l»»»» <*•*« kolaylaffınr Neticedr Ma/arlarm Mpriar, çnıdl ydnİMT dağılan üç ana grup halinde varblrianm Kubrat'ın büyük oflu maiyetindeki Bulgarlarla beraber Ha/ar hakmiı,^ r»r Aitsek adındaki bir başka oğlu da Panonya'ya yerleşerek Avar hataıZJl kabul eder Kotrag, başka bir grup Bulgarla beraber kuzey ve kuzeydoğu^ de. Asparuh'un önderliğindeki Bulgarlar ise güney ve güneybatı ı«tika«|^ İlerler Kotrag, Kazan etrafında İtil fVolga) Bulgar Devletim kurar Aıpar^^ önce Besarabya bölgesine gelerek yerleşir ve Bizans topraklarına akınlarf^ lemeye başlar.
Asparuh liderliğindeki Bulgarlar ise Dinyeper ve Dinyester nehirlerim ||^ rek bugiınkıi Güney Besarabya’ya Bizans İmpratorluguna komşu olacak şdg| yerieşirier. Onlann yerleştiği bölgenin ismi Bizans kaynaklarında Oglo* m Onglos fOyAoç yada üyyAoç - «köşe, bucak») olarak geçer. Asparuh un Oıg^ bölgesine kesin geliş tarihi bilinmemekle birlikte Bizans Imparatorluğunuafc ğuda Araplara karşı ve Avrupa’da dinî ve diplomatik mücadele verdiği yılları^ 650 İle 670 tarihleri arasında gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Asparuh üeg len bu Bulgarlar, I. Bulgar Devletini kuran ve ilmi araştırmalarda «Protobul^ ya da «Bulgar Türkleri» olarak adlandınlan Türklerdir. Asparuh'la beraber |Ş neyr inen Bulgarlar hakkında bilgi Bizans tarihçileri Theofanes ve Nikefbn»'» eserlerinden alınmaktadır.
Besarabya bölgesine gelip yerleşen Asparuh önderliğindeki Bulgarbı Bizans'ın kuzey komşusu olur. Başlangıçta Bizans’la dostane ve barışçıl ilişle 1er kuran Asparuh (640-700), gerek Hazarlardan kaçmak gerek 3reni 3reıieşa alanı bulmak amacıyla. Tuna deltasının kuzeyindeki topraklardan hareketb Dobnjca'nın güneyindeki Bizans topraklarına saldınlarda bulunmaya başlar U tarihlerde Bizans İmparatoru IV, Konstantinos (668-685), İstanbul'u kuşatıa Araplara karşı savaşmakta olduğundan kuzeyden yapılan saldırılan engelley^ cek güçte delildir. Araplar, kuşatmaya son verince Bizans imparatoru Bulgarları karşı sefer hazırlıklarına girişir. Konstantinos, 680 yılında büyük bir demi w kara kuvvetiyle Hulgarlan topraklarından çıkartmak üzere Tuna nın ağıma er Oglos denilen bölge üzerine yürür Bulgarların bataklıklar arasında gizlenerek açıkça savaşmaktan kaçınması, Konstantmos’un başansıı kılar Hastalık ne\lr nlyie İmparatoru Mesemvria'ya geri çekilen Bizans ordusu Hulgaıiann saMıii' sına uğrar ve pek çok kayıp vererek çareyi kaçışta bulur Bulgarlar ise. \‘arfwı (Odesos) yakınlarına kadar olan Dobnn a bölgesini ele geçirir Netk'ede Hiaanx İmparatoru IV Konstantinos ile Asparuh arasında 6«l jnlında anlaşma yapılır Buna göre BizanslIlar Bulgarlar. nn y.H.I. Hansç ödemeyi kabul edeHer Bu an..replika saat

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder