maca bitkisi

3 Ekim 2015 Cumartesi

replika saat ve insan uygarligi bilgi

replika saat ve insan uygarligi bilgi

 bir göstergesi olarak değerlendirilirken, kimilerine göre ise bu akınlana u, Macarların batıya göç imkanı aramalan ve kendilerine yeni bir yurt istekleridir, öte yandan bu akınlann yeni yurtları Karpat Havzasının nl sağlamak ve yeni müttefikler aramaya yönelik olduğu da ifade edıJmım^ yaygın görüşlerden biri de çoban toplumun yaşadığı otlak alan krizinin maçı seferlere neden olduğu
 replika saat

şeklindedir. Ganimet ve köle elde etme özelli^ yadsımadan askeri girişimlerin esas amacının kendi güvenliğini berkitınek» düşmanları zayıflatmak amacıyla Avrupa siyasetini etkilemek olduğu yonundtt fikir de çok taraftar bulmuştur. Buna göre merkezi ve (büyoik) prens tarafnut]| yönlendirilen akınlardaki askeri gücü boy reislerinin yanısıra silahlı ortaı% oluşturuyordu. Daha yeni bir görüş ise, akınlar tartışmasız şekilde bir met ve köle elde etmeye yönelik seferler olarak nitelemektedir. Bu sayededir! Macarlar, yani boy reisleri ve askeri maiyetin yanısıra zaynflamaya yuz tutan«r best Macarlar, yabancı halklardan, kendi toplumlannın çok az elde edebildikte-mallan edinme imkanı bulabilmişlerdir.
Avrupa'ya Uyum ve Macar Devletinin Oluşumu
özellikle batıdaki akınlann ağır hezimetlerle sona ermesi, Macar sıyası b» lığini kesin bir şekilde tehdit etmiştir. Boylar içerisinde dahi bu alanlarda ekit edilen ganimetlerle zenginleşen yararlı kimselere karşı nüfüz elde etmek mümkün olmamaya başlamıştır. Bir zamanlar Hunlann ve Avarlann akıbetine uğr^ mamak için, artık batı yolu kapalı olan Macarlarda bu dünya ile bir köprü kumu ve yeni vatanı yükseltme bilinci yerleşmeye başlamıştır.
Akınlann sona ermesinin ardından (büyük) prens Taksony (yak. 955-970V rln başı) ve Göza zamanında (970'lerin başı*997) daha ılımlı ve yüzünü badya dönen bir politika izlendiği görülür. Taksony doğu tarafından, Peçenekler istikametinden topraklann gerisini sağlamlaştırma çabasında ısrarlı olmuştur. Her ne kadar iki kilisenin ayrışması yaklaşık bir yüzyıl sonra gerçekleşmişse de, onun zamanında ortodoks ve latin kiliseler bağımsız bir biçimde Macar topraklarında misyonlarda bulunmaya başlar. PapaXII.)eanda Macar topraklanna bir misyoner piskopos göndermiş, ancak kendisiyle düşmanlık içinde bulunan İmparator Otto bu piskoposu tutuklatmıştı. Batı kilisesi ciddi faaliyetlerine Göza'nın egemenli^ sırasında başlar. Hıristiyanlık öğretiIeriylev^j^Macarlar bundan daha önce. Slav keşişler Cyrill ve Metod sayesinde Ij^^Bj^nliği sırasında ve akınlar-
İMm hMhUiİHİi iMuşmifUnlı Yin« CtUnvydofH Mm«nMAn'da Imbjtm 4m »immmi ta vsfttı olmıif w boyu Kında da yaıU 6fra«l
İr Gİm'mm NMnlmdaHıtı sıratında HıiisttyanlıM afilimin siyaaat-lılifiırasa anlamına ^rklıflnl RAstaran olay, onlKl MMar aaytusunun iKia naadına RAndanlmasıdlr. Muhtamalan huyuk çaplı dm daflftlr* ıba aMMı İMİlvaiIntn «onurunda başlar Gdaa da hırlattyan (jyula'nm pıgfa^rti aalanir aa aıla«ıvW hiıilkta vaftlt olur. (Huyuk) prrnt va yAtiaÖct ıırdkadm da daslaklanan yani din hAylaca Rldarak daha hnlı adımlar ^gi I^İMMflır. Macaristan'da Hıiisttyanlıfın tamallnl atmış olmaama raf* ^ şalaeaklartm da davam attıran Gdaa. bu maaalalyta batıya «adaca kurmakla kalmamış, aynı samanda oflunu lavyara pra— ImışM Mdandırmtk yoluyla AJman-Homa Imparaiorlutu da akrafan* ^l^dı «imtarmaya çaba harcamıştır
^BfflMm'da iurttttyanlıfm farçak anlamda kuruKıp yaydmaaı a« daulatin m ^at ŞBİmpsı Gdta'am ofKı Vaik. vafttı adıyla İMvkn'm (997.lf38) (M-^ pMiri# s* krMhfı lamaıuna rastlar latvAn.
Kral Istvin ve halefleri, kiliseyle ilgili düzenlemelerde hukuki k, olan apostolık elçi sıfatını taşımıyorlardı. Ancak Istvân yine batıdakj S krallar modelini takip ederek ülkenin değişik, ancak özellikle nüfusun^ duğu on ayn yerde piskoposluklar oluşturur. Kurulan piskoposluklar
se sahalarında üretimin 1/10'una karşılık gelen öşür türünden
gi toplama yetkisine sahip olmuşlardı. Bu piskoposluklar arasından Ej^’ ve Kalocsa kral Istvân egemenliğinin başlangıç yıllarında başpıskoposiı^^ nına ulaşır ve bu şekilde Macar kilisesi üzerindeki Salzburg ve Passauluj^^ başrahiplerinin egemenliği kırılır. Kilise teşkilatında Pannonhalma önemli bir yere sahiptir. Bu manastırın kilise konularında doğrudan başpiskoposluğuna ve davalı konularda ise sadece kralın hükümlerineb^. mak gibi bir ayrıcalığı vardı ki bunu içindeki eğitim-öğretim misyonu sayej^ krala borçluydu. Manastır, latince Macar edebiyatının ve genel olarak merkezi haline gelmiş, bu haliyle Zoborhegy ve Pecsvârad manastırlan an^ dan da sivrilmiştir.
Yeni kurulan devletin teşkilatına kısaca bakarsak, devletin üst kademem çalışan memurlar kralın maiyetindeki saray halkından oluşmaktadır. Istvân koyduğu yasaya göre sarayın başı nâdor veya palatinustur ve kraldan sonra® geniş yetkilere sahip kişidir. Teşkilatta göze çarpan noktalardan biri vârmt^ denen krallık illeridir. Yurt işgalinden sonra boy veya soy esasına göre düzer lenen idari yapı yerine araziyi esas alan yapı, seleflerince başlanmış olsadâ gelişmesini şüphesiz Istvân'ın zamanındaki çalışmalara borçludur ve 10. yu yıldan günümüze kadar da koruna gelmiştir. Macar vârmegye sisteminin kay nağı üzerinde tartışmalar mevcuttur. Sistemin kökünü Frank-Alman comitatıdı bağlamak isteyenler bunu yaparken bir zamanlar Macarların da bu latin tenm nolojiyi kullanmalarından hareket etmişlerdir. Öte yandan yurt işgali sırasındı Macar boy reisleri Slav idarecilerin kalelerine el koymuşlar, böylece Slavidar yapısı korunmuş ve Istvân da sistemi bunun üzerine oturtmuştur. Bu varsayım da illerin ve memuriyet adlarının Slavca olması bir temel teşkil etmiştir. Sistemır tamamen Macar toplumunun iç dinamiklerinden doğduğu şeklindeki varsayımlar üzerinde de çokça durulmuştur. Bunlardan ilkine göre yeni Macar krallık illeri, ülkenin değişik bölgelerindeki ^enı/sların (soy) asli mülkleri üzerine ku ruJmuştur. Slavların Pribina tarzı teşkilatının devam ettirildiğini savunan görüş son çalışmalarda reddedilmektedir; anahtar görevindeki jupan (Macarlarda ispân, yani il idarecisi) sözcüğü de sadece Slavcadan açıklanamaz, burada Tuna Bulgarlarının aracılığının da rolü göz önünde tutulmalıdır. Bu en yeni varsayıma göre illerin sınırları bir çok yerde soyların değil, boyların eski yerleşim yerlerine göre düzenlenmiştir. Bunun nedeni boy yöneticilerinin etrafında bulunan asken toprakların daha küçük birimlere taksim ’sinin mümkün olmayışıdır.
vr Kalocsa kral
Kral Istvin vr haleflen. kiliseyle- ilgili düzenlemelerde huk k olan apostolık el<ı sıfatını taşımıyorlardı. Ancak Istvân yine bat,d krallar modelim takıp ederek ülkenin değişik, ancak özellikle nüfus**^\ duğu on ayn yerde piskoposluklar oluşturur. Kurulan piskoposlukla'^”^ se sahalarında üretimin 1/10’una karşılık gelen öşür türünden gı toplama yetkisine sahip olmuşlardı. Bu piskoposluklar arasından'^^^-Istvin egemenliğinin başlangıç yıllarında başpiskopo^ u şekilde Macar kilisesi üzerindeki Salzburg ve Passaui^^ başrahiplerinin egemenliği kırılır. Kilise teşkilatında Pannonhalma önemli bir yere sahiptir. Bu manastırın kilise konularında doğrudan Es^ başpiskoposluğuna ve davalı konularda ise sadece kralın hükümlerine^ mak gibi bir ayrıcalığı vardı ki bunu içindeki eğitim-öğretim misyonu say^^ krala borçluydu. Manastır, latince Macar edebiyatının ve genel olarak |q^ merkezi haline gelmiş, bu haliyle Zoborhegy ve Pöcsvârad manastırlan dan da sıvrilmiştır.
Yeni kurulan devletin teşkilatına kısaca bakarsak, devletin üst kademese çalışan memurlar kralın maiyetindeki saray halkından oluşmaktadır. Istv*, koyduğu yasaya göre sarayın başı nâdor veya palatinustur ve kraldan sonnu geniş yetkilere sahip kişidir. Teşkilatta göze çarpan noktalardan biri vâm^ denen krallık illeridir. Yurt işgalinden sonra boy veya soy esasına göredû» lenen idari yapı yerine araziyi esas alan yapı, seleflerince başlanmış olsa da gelişmesini şüphesiz Istv^n'ın zamanındaki çalışmalara borçludur ve 10. j* yıldan günümüze kadar da koruna gelmiştir. Macar vârmegye sisteminin by nağı üzerinde tartışmalar mevcuttur. Sistemin kökünü Frank-Alman comıtaûn bağlamak isteyenler bunu yaparken bir zamanlar Macarların da bu latin tem nolojiyi kullanmalanndan hareket etmişlerdir. Öte yandan yurt işgali sırasınt Macar boy reisleri Slav idarecilerin kalelerine el koymuşlar, böylece Slav idr yapısı korunmuş ve Istvân da sistemi bunun üzerine oturtmuştur. Bu varsay» da illerin ve memuriyet adlarının Slavca olması bir temel teşkil etmiştir. Sistemi: tamamen Macar toplumunun iç dinamiklerinden doğduğu şeklindeki varsayımlar üzerinde de çokça durulmuştur. Bunlardan ilkine göre yeni Macar kraİtt illeri, ülkenin değişik bölgelerindeki genuslann (soy) asli mülkleri üzerine tat rulmuştur Slavlann Pribina tarzı teşkilatının devam ettirildiğini savunan görtf son çalışmalarda reddedilmektedir: anahtar görevindeki jupan (MacarlardJ ispân, yani il idarecisi) sözcüğü de sadece Slavcadan açıklanamaz, burada TuM Bulgarlarının aracılığının da rolü göz önünde tutulmalıdır. Bu en yeni varsayınu göre illerin sınırlan bir çok yerde soylann değil, boyların eski yerleşim yerlerine göre düzenlenmiştir. Bunun nedeni boy yöneticilerinin etrafında bulunan asken toprakların daha küçük birimlere taksim ''sinin mümkün olmayışıdır.replika saat

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder