maca bitkisi

3 Ekim 2015 Cumartesi

replika saat ve insan uygarligi konular

replika saat ve insan uygarligi konular

 1389'da Bosna Kralı Tvrtko ile birlikte Sırbistan'ı Türklerden Ijorumak için Kosova'da Sırp Kralı Lazar Hrebeljanovid’le birlikte ünlü meydan jjv-aşına katılmıştır.Kosova’daki kesin Türk üstünlüğünün ardından iki ateş arasında kalan Karadağ Osmanlı ve Venedik devletleri arasında diplomasi yürütmeye başlamıştır. İki tarafa da İşkodra’yı sununca Osmanlı ve Venedik devletleri bu şehir için savaşmaya başlamış, yenişemeyen iki büyük güç İşkodra'yı tarafsız kalan Djunıdi’a terk etmiştir.
 replika saat

2. Diurad), Macarlar ile Venedikliler arasındaki savaşta da aynı siyaseti takıp etmiş ve galip gelen Macarlar Aşağı Dalmaçya'daki iki büyük ada Hvar ve Korfula’yı Karadağlılara terk etmişlerdir. Djuradj, Macar kralından aynı zamanda Amavutlann Prensi’ unvanını almıştır. Ancak onun bu siyaseti nihayetinde l^ra’daTûrk hakimiyetinin yerleşmesini ve Türklere vergi verilmesini engelleyememiş, önemli sahil kentleri de Venediklilerde kalmıştır. 1396 Niğbolu savaşından sonra Türklerin Balkanlardaki konumu daha da güçlenmiş, buna karşılık mağlup Macaristan’ın içten zayıflamasıyla küçük Balkan devletçikleri tamamen Türklerle baş başa kalmıştır.
1402 yılında bir Osmanlı akıncı birliği ve OsmanlIları tutan Sırp prensi Dıuradj Brankovic’in güçleri Kosova’da Graöanica yakınlarında Karadağ Kralı 1 Djuradj ile diğer bir Sırp prensi Stefan Lazareviö’in güçlerine yenildi. Ancak Karadağ kralı bu savaşta aldığı yaraların tesiriyle öldü ve yerini 17 yaşındaki oğlu 3. BalSa’ya (1403-1428} bıraktı. Kendisi genç olduğu için yönetim annesi, aynı zamanda Stefan Lazareviö’in kızkardeşi olan Jelena’nın elinde idi. Onun etkisiyle 3. BalSa Ortodoksluğa döndü ve bunu devlet dini yaptı.
Bazı sahil kentlerinin ve özellikle Işkodra’nm Venediklilerin elinde olma-a.BaJ§ıderi hep rahatsız etmiştir. 1405 yılında buralardaki isyana Karadağ'ın destek vermesi üzerine de yıllarca sürecek savaşlar başlamıştır. Sırp despotluğunun da akraba olan Karadağ hanedanına yardım ile meşgul olması, Ankara savaşından sonra fetret dönemine düşen OsmanlI'yı Balkanlarda rahatlatmıştır.
Savaşın ilk yılında Venedik Işkodra gölü etrafında egemenliğini pekiştirdiği gibi, Ulçin,Barve Budva'yı ele geçirmiştir. Bunun üzerine iç bölgelere çekilen BalSa, Türklerin dc yardımıyla mücadelesini sürdürmüştür. Bal§a başarı elde etmeye başlayınca Venedik barışa yanaşmış, görüşmelerde ilke anlaşmasına varılmış, latta Venedik, Osmanlı sultanına barışın imzalandığı haberini vermiştir. Ancak bnş şardanna iki taraf da uymamış, Jelena'nın Hersek hakimi Sandalj Hraniö ile «kmnesınden sonra Bosna Karadağ'ın yeni müttefiki ve koruyucusu olmuştur.
H12 yılında BalSa’nın Bariı ele geçirmesiyle Venedik tam barış yapmak zorunda
I50|BAl KANLAR FL KİTABI
1419 yılında Venedikliler hem Macarlar, hem de Osmanlılar ile sava BalSa buradaki Venedik arazi ve kentlerine saldırmış, bilhassa Işkodı^'^ şatmıştır. Ancak kısa sürede başarı kazanamayınca ve yeni kaybettiği alamayınca. Venedik diğer iki cepheyi kapatır kapatmaz burası ile Karadağ güçlerini püskürtmüştür. Bunun üzerine BalSa yardım istemek''^ Belgrat'a. Stefan Lazarevi^'in yanına gitmiş, buradan bir daha donmeni/j^J 1421'de ölmeden kısa bir süre önce ülkesinin idaresini Lazarevic’e bırak/nıj,^ Bu tarih, BalSiö hanedanının sonunu noktalar.
BalSa’nm ölüm haberi üzerine Venedikliler saldırıya geçmişler ve Drivaj^ Ulçin ve Bar’ı ele geçirmişlerdir. Gecikmeli hareket eden LazareviĞ. Drivast»^ Bar’ı Venediklilerden almayı başarmıştır. Barış görüşmeleriyle kesilen savaşij, sonunda 1423’te Budva da Lazareviö'e geçmiştir. Ancak hem Karadağ hetndf Sırbistan keşmekeş içinde idi ve Sırbistan, Stefan Lazarevic'in I427’de olumuyj, ve artan Türk baskılarıyla çok zor bir duruma düşmüştür. Karadağ daki derebey. leri ise, Bal§i^ hanedanının son bulduğu 1421 ile 1446 arasında hem Sırbistan hem de Osmanlı ve Venedik devletleri arasında ayakta kalma ve çıkar sağlama mücadelesi veriyorlardı. Bunlar içinde 2abljak bölgesine hükmeden Stefan Crnojevii öne çıkmaya başlamıştır.
Sırp despotu Stefan Lazareviö’in Osmanlılar karşısındaki zor durumu Karadağ ile ilgilenmesini önledi ve Crnojevicler daha rahat hareket ettiler. Öte yandan Lazareviö ailesi adına Karadağ’ı yöneten Djuradj'ın zayıf ve etkisiz kalması ûzen-ne Venedikliler ve Bosna krallığına bağlı (aynı zamanda OsmanlIlara bağlılık an etmiş olan) Hersek hakimi Stefan VukSiö Kosaöa ülkenin önemli kısımlannı ele geçirdiler. 1441’de Djuradj Türklerden korkup Dubrovnik üzerinden Macarlara sığındığında ülke tamamen korumasız kaldı. Bunu kullanan Kosaöa. Karadağ'ın kalbi olan bölgeyi (Yukarı Zeta) ele geçirdi. Bununla yetinmedi; Venedik’ın elindeki sahil şehirlerini almaya çalıştı ama başarılı olamadı. Yine de bugünkü Karadağ arazisinin, Kotor körfezinin güneyinde kalan sahiller hariç tamamına yakını Bosna yönetimine girmiştir. Üstelik Kosaöa, Stefan Crnojeviö'in oğlunu n-hin olarak yanına almıştır. Ertesi yıl sahilin güney ucundaki Bar’ın da Boşnaklar tarafından alınması ve Kosada’dan korkan Budva’nın Venedik'e teslim olmasıyla Sırp despotluğunun Karadağ'da hemen hemen toprağı kalmamıştır.
Bu şartlarda Venedikliler îabljak bölgesinin hakimi olan Crnojeviö ailesinden KojCin Crnojeviö'i belli bir maaşla Zeta dükü olarak atamışlardır. 1443’te Boşnaklara karşı Karadağ’a yardım
yıl bahânda KııM clekı Hulgar ttıprakl.ıı ma saldırarak (,nhnn mak amacıyla setort* vıkarlar Ha>ka bir arııav ls<* buradaki tu/ ni4,iff^ RfS'mtıektır Erken ortavaft insanı İçin hız çr>k şty iLuiv edlyorciu, tuz J*' lennın korunması İçin kaleler ln>a edildiği de bllIruTiektedlr önce gende. Etelkoz’de ihtiyat olarak bırakılan kuvvetler doğudan ve güney batıdan Bulgarların arasında sıkılıp kalır. Peçenekler Macar masını dağıtırlar ve Bulgarların önüne doğru iterler KarpatJarın guiKy^ Aşağı Tuna'yı geçen Bulgarlar bu kaçan Macarlara büyük bir darbe vurur Tuna'dan donen grup, Peçenekler tarafından yenilen birlikler ve Etellcozk^ la beraber başta Verecke geçidi olmak üzere Karpatlardaki geçiderdcaf^ ve Yukan Tisza nehri bölgesine sokulurlar Bulgarların elinde bulunaa Erdel'in işgali ve Karpatiarın kendine özgü koruyucu kuşağı, dağınık Macı^ için toparlanma olanağı sağlamıştır.
Macarların bundan sonraki dört yıl içindeki faaliyetleri hakkında kajraab suskun kalmaktadır. Bu aslında makul bir durumdur, zira Macar boylanan temelen Tisza nehrini geçmişlerdi, ancak Tuna'nın doğu kı>nsında saflara» taştırmış, sınırlarını güven altına almış ve işgal edilen topraklar üzerindeki menliğini sağlamlaştırmıştır.
Yurt işgalinin ikinci aşaması. Frank kralı Arnulf’un Kuzey îtal>ra’da Bempr, karşı kendi üstünlüğünü sağlamlaştıımak için anlaştığı Macarların 899'dabar sayılır birliklerle İtalya'ya gitmesiyle başlar. Venedik'e kadar sokulma)n başn Macariar Berengar’ın para ve esir teklifiyle yurtlarına dönerler. 900 yazBiı İtalya dan dönen birlikler ve Tuna'yı bu sırada geçen asıl ordu 'Tuna'nın bats» da Franklarla savaşan Moravyalıları sıkıştırmak suretiyle bölgeyi işgal ederte Yurt işgali bu olayla sona erer, bunu izleyen birkaç yıl içinde yani üçüncü aşa-mada Tuna'nın batısına düşen toprakların güçlendirilmesi ve Moravya'nın ışpi (902) gerçekleşir.
Yukarıda zikredilen olaylar .sadece Macarların yeni bir yurt bulmalany1ad^ ğeriendiriiemez; Avrupa'nın şekillenmesinde çok önemli siyasi bir gelişimdr Zira Macariar, gelişmekte olan Slav birliği teşkilatının merkezine girerek Mr daha canlanmamak üzere ezmişler. Slav boylarını coğrafi bakımdan da birbıriıt-den ayırdığı için hızla yabancılaşmalarına, kopmalarına neden
savaşmışlar, 861 sıralarında bir birlikleri Kırım yarımadasında savaşır-l(ivB62ve88rde iki kez Doğu Franklarına karşı sefer düzenlemişlerdir. 882'de yşıııden Aşağı Tuna bölgesine, 892’de Moravya arazisine ve 894’de Frankların ^ahınduğu Pannonia'ya akın vermişler, üç yıl sonra ise Tuna Bulgarları toprak-Etelköz'deki yurtlarından sık sık çıkarak Doğu Slavlanna ^ifşıda yürümüşlerdir. Yurt işgalinden sonra benzer nitelikte sayısı elliyi geçen jjnnlar düzenlemişlerdir. Doğu Avrupa bozkırını Peçenekler nedeniyle rahat ^kan Macarlar, bilinmeyen bir tarihte kuzeye. Beyaz Hırvatlara karşı birkaç inşımde bulunurlar, ne var ki en fazla Batı Avrupa ve Balkanların verimli top-nklannı gözlerine kestirirler.
Vpni yurtlarından ilk akını 899-900'da gerçekleştirirler. Macar reisleri baş-tıı^ıçta topraklarına komşu veya yakın bölgelere, Moravya'ya, Bavyera'ya# lUnntu'ya ve Kuzey İtalya’ya saldırılar, daha sonraki aşamalarda Dan sınırına,
Ulıs okyanusu kıyısına, İberia’da Ebo nehrine, İtalya'da Apulia'nın güney kıs-niBa, Balkanlarda ise Selanik ve hatta 934'de İstanbul'a kadar ulaşırlar. 906'da Sıbonya. 908’de Türingia, 911’de Gallia ve Burgundia, 915 Dan ülkesi, 917'de i^ngıa ve Bizans, 921-922'de Apulia, 942’de İber yarımadasındaki Lerida jehn hafif ve çevik, aynı zamanda tamamen göçebe tarzıyla savaşan Macarlar anhndan yağmalanır.
Macarlar bu akınlarıyla Avrupa kamuoyunu dehşete düşürürler. Bunun a açık örneği, herhalde karşılarında bir zamanların Hunlannı gören İtalyan,
Camen ve Fransızların kiliselerinde okudukları şu meşhur duadır: Z4b Ihşarorum nos defenda yöcu/ıs.'" (Tanrım, bizi Macarların oklarından koru!). Bu DişanİJveAvrupa’)^ tedirgin eden akınlar 930'lu yıllardan itibaren giderek daha addı yenilgilerle sonuçlanır ve 933'de Merseburg'da dokuz yıl boyunca nTfiye bağladıkları Alman kralı I. Henrik tarafından, 940'da Roma'da, 943'te »Bavyera'da ağır bir yenilgiye uğrarlar. Bu facialara rağmen Macarların işta-inhırmar En kapsamlı akını 937'de İtalya, Fransa ve Alman topraklarını yağ-■iadıkUn sırada gerçekleştirirler. 943'te Balkanlarda savaşırlar, 947'de yine yyı'da ortaya çıkarlar, 951'de Aquitania'dadırlar. 950'de ise Bavyera prensi hvik Macaristan'ın batı kısmına saldırır, fakat batı yönündeki akmlara son olay 955'de Augsburg'da cereyan eder. İmparator Otto, Macarlara ağır kdarbe vurur. Macar reislerinden Bulcsü, L^l ve Sur esir olur ve asılırlar. Bu %yömi batıya dönük Macar akınları için bir sınır taşı teşkil eder. Macarlar nl udfce güneyde. Balkanlarda akmlara devam ederler, nedeni ise 15 yıllık yükümlülüğünden sonra 958'de Bulgarların ve Bizans'ın bunu reddetme-Hr. Bizans karşısında alınan Arkadiupolis yenilgisiyle Macar (büyük) prensi Yakınlara nihai olarak son verir ve bu Macarların barışçı bir siyasetle Batı katılması yönündeki ilk siyasi karar ve adım olur, öte yandan belirt-replika saat

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder