maca bitkisi

24 Ocak 2016 Pazar

replika saat ve anlam bilimi konusu

replika saat ve anlam bilimi konusu 

en güzel yazlarımızı yazan replika saat diyorki Dilcilik çalışmalarmın ilerlemesiyle, sözlerin anlamlanrun faendüennr asılı ve değişmeyen sabit noktalar halinde olmadığı, ■inidi değı^ alanlar halirıde olduğu gorülmüştıir Anlam değiş-■MİennMi ınsan-varük ilişkısmin değişkenliğinden kaynaklandığı
Doğal çevrede üç beş duyu yanüması dianda buda be- yanılma yoktur, insanoğlunun doğal (gerçek) ve sosyal (yapay) dünyayı aynı anda, iç içe yaşıyor olması, dünyamıza yalan ve yanlış kavramlarını da beraberinde getirir Hayvan kimliğimizin yaşadığı doğal çevre ile insan kimliğimizi oluşturan sosyal çevre arasındaki çakışmazlıklara. yalan \’e yanlış denir. Uc. gösterge,
anlam akUüması (caUjuf, loan translation, semanhc lam, kmts-translation loan xvord): Bir dile ait söz veya ifadelerin birim birim bir başka dile aktarılması yolu ile elde edilen söz vev-a ifade, anlam aktarması olarak bilinir. Anlam aktarması, sözlerin biçim biçim alıa dile çevirisi şeklinde olup, dil alışv’erişlennde ulusallaştırmanın son sırun sayılır. Anlam aktarması, söz (siTnantıc dl^), söz öbeği (pkraseologic cahjue) veya cümle {syntmiic caUf%»e) düzlemlerinde olıdıiiir.
Anlam aktarması, yabana söz ve yapılara bakılarak şriol miJen, ama lut olduklan dilin kendi öğelerinden elde edilen yeni sat veya yapıdır. Ing. srunvman 'kar adam' > TT kardan adam: Alm. Merg 'buz dağı' > TT huz daj^ Fr. edthon cntujue 'tenkitli basım' >TT tenioHi bastm; Ing, unrrkss > TT telsizi Ing. coU xoar > TT soğuA; MtNŞ krf. alınb söz, kalka.
L çoğalan, günden güne önemi artan bi||^ w r. Bölünmek, çoğalmayı, artmayı,* J 1 gienişlemesini ifade ederken, bskoa^
\ birleşmesi, anlam alanırun darahnaan^ Sözlerin bireysel olan çağrışım alanlan ıkşui«^w r bir bâgiye doğrudan işaret eden iie«J €p anlamı olsun, isterse sosyal çağn?nniaa iaj artaae) «ğretâleiTi^ {metaphoric) anlamı obun, soeyiAr.ı yer rc »bütün üyderinoe ortaktu.
I anlam yapılan üzerinde yapılar dkkı^ç^ Mch bir taMo sunmaktadırlar. DîHadcka I darafana, genişleme, iyileşme, ketlin a «■«fiandıımak iTiüriikiın oba da, li daki anlam dilden âde bu«
Bu tae, de^işÜL dillerde üreten M I bdlgı, alt bOgMîst bilgi veya ya^l i iarkkiiğından kayıtaklancnaktadır
Söz, saz dbeideri ve ojETdrier <adar, dr, ardam bflnıânın çadışma aiarer,* -çser,
«ö(Z dtzımı btrinderi yaranda, öçeien de aöylem ve baf^^amL^^ de, anlam hSanarâr, çafaşma ^arrlar:
«öylem çâzümlcnu anlam biberar::^^ krf. gösterge, gösterge biBmL mVam btlimi bileşeni uretden yüzey y^^darm han;^-;• apdara işaret edcbüeceğn a başka deyı^^ bu biçimlerin har^ arl; beleleyen bdeşendır He derin yapt. yüzey
fstrmY Bir dtkn ardam bspm bvmtı olarak bibror
vrtiMiMiı anlam y/'nı.fh'rru-^.: anlını ktHiihInı Atllaıın <,rhmlik bıçımlermdeve,^
«‘V ItMiı kullanımlannda görülen bu genel bıigi^ 'Mi/ıln varlık vrya eylemin adı olmaktan kuTtu]^ hu Ihı durumda, anlam ne kadar genişse, - . f^v^^iur
liirkı,t‘de dilbilgiselleşme, genellikle edatiaşan eylem sürtKİne girme olarak görülür. Herfvangij> yardıma eylem kullanımı, ancak bu anJaın gem^ do^abdu-. Bu yol asü biçim birimlerinin çeşitli ilişki ^ hı^lı biçim birimi haline gelmeleriyle sonuçlandı^ | Bu ışJemden geçen sözlük birimleri, dil bilgisel veya ogesi haline gelirler. Bu yüzden, bu dil bügiselleşmeoı boşalmasından apayrı bir konudur. Sözlükleri ilgila ÖZCİ adlar dışmda, bazı sözlerin edatlaşmalan ile baz eyiemlerin kullanımları, bu yolla gerçekleşmiştir ET Ü > dahi'; ET kip-i '(onun) biçimi > TT gth' gibi'; ET M-(yarde.) yeterli olmak'; ET, EAT yazuk 'günah, suç > TT) eyvahT; ET ktl- 'kesmek > TT (yard. e.) yapmak, etmek J ET yap- 'örtmek, kapamak > TT (yard. e.) yapmak, etmekı vb.replika saat Â7Ş. özel ad, bağlı biçim birimi, edat, dilbilj anlam çözümlemesi (serrumtic arudysis, semk anâysis, amfysis): Anlam çözümleme^ dillerin gerek kök yapardık bağlı birimlerle elde edilen türemiş göv( çeknnÜk bağb birimlerie kurulan söz dizimlerinde anLmd^ğışnıeksirâinaekmek,böyleoeodilkonuşu( vT sanala bilgj iHşkilerini belirleyerek, o dilin aedüiçi dünya görüşünü ortaya koyma çalışmala DUlerm söz varbğı, bilindiği gibi, üd kaynağa cm, mevcut öğeleri ses vc anlamca değiştirme, ddkrden atnaahr. Bu vüzden her düin söz varlığı fhş öğeler diye ikiye aynkr. DeğişUnne, ddkrin hem de ardam düzlemlerinde yyıhnalrtadır dilia büyük kısmı burun rhBrnlr ortak ota
MT «it^biştame. âfv >Ç ve son ses türeme ve rfüjmrien Ûe ünlü «e âtaa de^ıgmelen şekil ck^tjtmısüen j^arandA, bg topkaram yen bilgnn Hangi eski btip ile i^lofendadı^ire iiade eden Mkm de^tsftinneiennı kapsamaktadır.
Eski çağüedan bert dil çahşmalannm yönü ve hedefi, bir 41ı\ sesten cümlese kadar çeşitli düıietnlenndeia değışakidJem ıdeoKk olmuştur. Dillerdeki degışmelenn her tûıu. cÜkilenn işta-)■« kahartmış ve onlar, kendüem. bu degışıkÜklen açıklamakla |(Oeevfa kılmışla nig
DîDenn ses vifKİan üzerinde yaptlan çahşmalar. bize, soz türetme ve sözleri bir arav’a getirme mekanızmalan dışındaki ses otivimran hepsinin bütün dillerde ortak olduğunu göstermiştir DSem tatkh türetme ve çekim sastemleri ise. sonuçta yeni bilgilen adDandırma amacına hizmet edişleriyle. >'ap bakanından tarklı • da avnı işlevi görmeleriyle bir a>Tuhk taşırlar Yine bu {■hşanalar bize. diUenn ses ve biçim yapılarvıvı anlam yapdanna onrlı cldukça hudı değiştiğim göstermiştir.
DıUeıin anlam \-apilan üzerinde v'aptlan çalışmalar ise. bize, oklukça taıUı bu tablo sunmaktadırlar. DülenJeki anlam değiş-ttm vollarını daralma, genişleme. ıvnleşme. kötüleşme vb. gibi hathllır ahmda smıâandırmak mümkün olsa da sözlerin kök ve luppvien arasındaki anlam ilişkisi, dilden dile bûvvik tarkhhklar postenmekteda. Bu ise. değişik dUlenie üreten kışüerin önceki b%»- sonraki bügu ah bdgı-üst bilgi veva vaşh bılgı-genç bilgi Işkatran tarkhlığından ka^-naklanmaktadır.
İnsanoğlunun veni bılgileıe hep eski bügılenn gölgesinde ult*** bümen bu gerçektir. Kişi \eva hvpKmv veru bir bilgiye kendıst ulaşmışsa, otuı. hemen eski bilgilerinden buırun adı olan faz sönı ileğ^mek adlandınr. Daha doğrusu, veru bilgi, eski h%ıdaı turrületek adıvla birlikte doğar. Bovlece. eski bilgilerin tdan ile veru bt^plenn adlan arasında bazılannm ‘dil ıçı dunva Ittiışu' dediklen eski bilgi üe venı bdgirun ıhşkılendırilıne zmetri <at^« çıkar Bu zmcırde. bilgi ile adı arasında önceUk-sonralık yoktur, çvmku ikisi de avTU mda doğarlar strt *süt' soku
ile 'süt' bilffisi ıh^m Mtr>n^*T>. bilgisi, aynı anda dıd^afiar **
Dillerin MM^nçtrn vr ariatn ilişkisini ifade etmekudrr. Dunm çenin etimoloji çalışmalamda, at» olarak benzer, aynı, anlam olarak da herhangi bar feiakk vt bı^ açısı içinde ilgili bulımadrüen sader aanaak, dı^ ses ve anlamca binlerce yıllık yaş farkı buknvı yaşadıklan birer ocak okiuklan ve bir düm tari^ değerine sahip birçok sözün geUp geçebûeoeği un^ benzer veya aynı ses değerine sahip diye veçefitbdt, anlam yakıştirmalanyla, Türkçenin ve akraba diflemj araya getirilebilmektedir kılavuz sözü, hol 'kol' ve Farsça bir ek biçiminde açıklanabUmektedır.
Yine bu çalışmalarda, sözlerin anlam ilişkileriıma değişmelerini açıklamak için bir araç olarak kullanıldı^ yoruz. Oysa, dillerin bireysel olan ses yapılan, sosyal alı yapılanna oranla oldukça hızlı değişmektedir. Buyüzdu hiçbir ses benzerliği bulunmayan sözlerden aynı söz ı üyeleri gibi, sesleri aynı olan sözlerden de ayn sözler ob edebilmekteyiz.
Köken bilimi çalışmalarının ana hedefi, diller < ölçüde ortak olan ses değişmelerini izlemek değil, I önceki ve sonraki bilgi ilişkisini belirleyerek, dil yolu mun dil ve düşünce dünyasının haritasını çizme çekmektir, insan yeni bilgileri eski bilgileriyle i yeni bilgilere ancak eski bilgilerin gölgesinde bu fotoğrafta, hangi yeni bilgilerin hangi eski biJg dirildiğini, kısacası dili konuşan halkın 'dil içi di buluruz. Bir dil ile düşünürken, yani bir dil ile 'dil içi dünya görüşü'nü bilmek çok önemlidir. BuJ mevcudu yakalamak yanında, yeni bilgileri adin çok işe yarar. Bu bilgi, aynca, bize, o dili konuşanj kolejisini de en açık bir şekiJde sunan böyiece;, 1
ûRtan tophjınun dününü bilmek, o dilm ve tophıhı^^un yanrara kunnaku yol gdsteria olur. krş. anlam, söylem çozûmJemcsL anlam daralması (semtmhc restnctton, restnctum af memmn^ mmmmg afmeanmg): Sözün kavram ve anlam kapsamı balonundan bor daralmaya uğrayarak, eskiden anlattığı şeyin ancak bir bolürnûnû, bir türünü anlatır duruma gelmesi, bir sözün genel bir aıüamdan özel bir anlama, geniş bir anlamdan daha dar bir ardama geçişi, anlam daralması olarak adlarKİınlır.
ET oğian 'çocuk, evlat', un oğlan 'erkek çocuk', Jkxz oğUm kız çocuk' > TT oğlan 'erkek çocuk'; ET tabar / famar 'her türlü mal mülk, eşya' > TT donar 'küçükbaş hayvan'; ET aûaş 'övme, kudama, medih, dua' > TT alkış 'el çırparak alkışlamak’; ET uçuz kolay' > TT ucuz 'para değeri az olan'; ET tüne- 'geceyi geçirmek, geodem^'> TT tüne- 'yalnız kuşlar ve evdi kanatb hayvanlar ıçm kümeste veya tünekte geçmemek'; ET tünek 'karardık yer, hapishane' >TT tünek 'evdi kanadı hayvanların içinde tünedikken kümes; kuşiarm üzerinde tünedikleri dal veya smk'; ET. EAT kon- 'yer Bdmak. yerleşmek, gecelemek, bir yerde kalmak' > TT kon- ‘yal-mz uçanlar için konmak'; ET, EAT barm- 'geçinmek, var olmak' > TT bam- 'sığınnvak'; ET yaş 'taze, yeşil, genç' > TT yaş 'ıslak' ırb, EAT dirlik 'hayat, yaşam' > TT dirlik 'geçim, yaşayış düzeni, iauur'; ET erük 'meyve' > TT erik 'erik', krş. anlam değişmeleri, ■dam geıüşlemesL
anlam değeri (semanhc value): Ardam değen, bir dil bınnd veya işaret sutemınin çözündenmesi, algılanması, gerçekleşmesi sonucunda, ahada oluşan etkinin adıdır krş. anlam alam.
anlam değişmesi (semanhc dumge): Dü bınmlermin. dillerin sosyal uzlaşılara dayab saymaca (symöolu') ve ığretılemelı (metışr-bancl iki ve çok katmanlı göstergelerindeki değer (semıofu- nalue) dcğıfunıne ardam değişmesi denir. Dil birimlerinin gösterge değerlerinde bir dm dt^ğışmeler olur; yer aldıkları ortamlarda iMkhhklar görülür Bu da bun* sözlerin anlaırdannın sabit nnk-saat fiyatları sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder