replika saat ve anlam bilimi konu
sizlere en güzel yazılarıo yazan replika saat diyorki GT han 'han, kervansara/; GT kara^ / karaşma 'bakım Fars, ginşme 'cilveb bakış veya davranış’ > TT yrifi*^^ cilve, anlamlı bakış'.Alıntılar, bazen, aha dilde, verici dilden dahageru||)j^ ma alanı bulabilirler: Moğ. keb 'kalıp, örnek, model hp,TT kip 'örnek, model' > Mac. kep 'resim, suret'; Izpcsmıoifn^ .sergisi'; kepes 'resimli; yetenekli'; htpessûg 'yetenek, yeteytu kepzett 'bilgili, okumuş'; kefelen 'yeteneksiz; iktidarsı/ 'ta.savvur'; f^ykep 'fotoğraf'; kepzel- 'düşünmek, tasavvuru* terk^ 'harita' vb.
Baz,en de, kaynak dil, başkalanna verdiği sözü kends*: GT çor ~ tor/tör - ör/or 'yüksek yer, kale; yüksek kişlbf^ıj ür 'bey', orszag 'beylik, devleF; GT *erteme > Fars, rmnal armud 'armut' - kertpe / kertme 'armut' > Mac. fcörfr'aı Yukanda da görüldüğü gibi, aha dil, kendi ses y anlam öı^çüsüne uygun olarak, aldığı unsur üzerinde ses wl tasarruflan yapmaktadır. CKırum böyle iken, bir dile savş dili konuşanlann ses çıkarma organlanna ve alışkanlıklanni^ duymakla başladığı çok iyi bilinmeli, dillerdeki ahntlaaal dillerdeki ses ve anlamlanyla kullanmaya kalkışılmamalıdırAİ| alıntılan yapmağa uygun, iki dilliliğin hakim olduğu ıimti epeycY yaygın olan bu tavnn dilcilik açsından hi(;bır değen« çünkü diller arasındaki alıntılarda olup bitenler, bue, aldığı sözü, kendi anlam (irgüsündekı yerine, kendi uydurarak yerleştirdiğini göstermekledir.
Bihndiğı gibi, bir dilin gelişmesi, o dilin sahiplerinin bilgi ve uıehm gücüne bağlıdır. Toplumun alıa ve öğrenid olmaktan kurtulup, verici ve öğretici durumuna yükselmesi, yabana unsurlara karşı dırenmerun tek yolu olarak görünmektedir. Öğretecek çok şe\i olan kişi v’e topluluklar, kendilerinden daha az şey bilenlere, her zaman bir şeyler öğretirler, krş. sözlük
alışkanlık görünüşü (Itabitual aspect): Alışkanlık, insan-insan ve ınsan-varlık ilişkilerinde, bütün zamanlan içine alan bir ilişki biçimidir; her alışkanlık, bir süreklilik demektir. Bütün zamanlan içine alan ve sınırlan belirsiz zaman ise, geniş zamandır. Geniş zaman, bu özelliği yüzünden bir ara zaman olarak bilinir. Bu yüzden, birçok dilde geniş zaman, sınırsız bir zaman yarımda, süreklilik, alışkanlık, kabalık, beklenti, umut vb. görünüşleri de bildiren bir şekil bildirici, bir kip olarak da algılanır.
Türkçede de geniş zaman, alışkanlık bildirmede en çok kullanılan yoldur gider, yapar; gider ol-; yapar ol-; Huylu huyundan vazgeçmez.; /yi viter mısın? vb. Aynca, dur-, yat-, gör- ve bak- eylemleri, yardıma evlem, görünüş eylemi olarak kuUanıldıklannda, alışkanlık görünüşü ortaya çıkar gide dur-; yapmağa bak-; yapa gör- vb. Türkçe, yazıh devirlerinde az da olsa, alışkanlık görünüşünü biçim bilgisi düzleminde de yapmıştır dur- > dur-ala-; şaş- > şaş-ala-, silk- > silk-ele- vb. krş. görünüş, süreklilik görünüşü.
abşkanlık sıfata (habıtual adjectiıv): Bir varlığa düşkünlük, bir varlığı üreten veya satan oluş yarımda, bir eylemi çok yapan veya çok olan, bize, alışkanlık, düşkünlük ve meslek ediniş bilgilerini sunar. Her dil, bu bilgileri kendi yapısmca ifade eder.
Türkçe, düşkünlük, alışkanlık ve meslek edinme sıfatlannı genellikle, -cr*, -ıcf, -gan*, -gın* ekleriyle yapar akşam-a, nişan-a dcmek-çi, odun-cu, dedikotiu-cu, inat-çı, dalga-a, doğru-cu, yalan-cı, uyku-cu, koş-ucu, bil-ici, al-ıcı, ver-ici, üz-ücü; alm-gan, çekin-gen, vmurt-kan, doğur-gan, girtş-ken, kır-gm vb.
mH mlmlihk (superordinate, hyponymy) Dahaş^ adoianjnfamimnaitında yeraJma vr cfjhidarbılgfl^^ durumu, ah anLunhhk olarak biiinır Tür, öbek ^ anlamlar, ûat anlamlar; o tür veya öbp/^ içindeki bd^ ^ anlamlatrhr 'Kedi’ sözü, 'haytam' sözüne göre daha bir ve dolayıstyla, hayvan sözünün alt anlamluıdır kah" snalantştnda. gül Çiçeğin alt anlamlısıdır; çiçek, arJamhadır
Şekilde de görüldüğü gibi, genel bilgilere ad dan anlamlan, küçük ve suurlı bilgilere ad olan sözlenn adrnktt göre üat anlam sayıbr. Küçük ve smırlı bilgiJen' ad dm mMm «iankn ih; genel bilgilere ad olan sozienn alt «ıİMİi« nk bıimr Anlama, alt anlamlık veya üst aniambk dan—> kazandıran fey, parça-bütün ilişkisidir; parçalar bütürkır t aadamblambr. krş. anlam, üst anlam.
a/ olan dil vo külli ır, o ulk«*nın alt katman diJı ve kultunj »ayılır. İki dilli hır (opluın >ıalııw bir uUuTun ilk dili, gmetbkJe, alt
katman dili »ayılır Ihyaapıjra dil ve kültüründe ue, ait katman dil V(* kıılturu, diyanporamn kendi, t*»kı dil ve kültürüdür
Alı kalman durumuna duyrru*, dil dışı nedenlere dayalı ohıp, topraji^ wvkk*n, umullan, dil ve düşünce dünyası işgal edilerek haşkalaştınimış, kendisıru* yabanalaşbnimış ve aşa^ık duygusu yuvarlanmış loplumlarda grırukTi bir durumdur. Alt katman oluş, bilhassa ça|l^ımıyxld, kendisinden umudu kesme anlamına gelmektedir. İki dilli bir toplum haline gelişle birlikte,replika saat gözden duşmuş, prestiji kalmamış olan alt katman dili, ölü diller listesine geçmeğe aday bir dildir; çünkü, iki diUilik, dil değiştirmelerinin veya dil ölümlerinin başlangıç noktasıdır.
Bilgilenmenin bir sonucu olan bilgi alıntılan yanında, Idşi ve toplulukların, başka kişi ve topluluklardan, bilgilenme ve öğrenme olmaksızın da alıntılar yaptıklan görülür. Birden çok kavmin aynı siyasî ve coğrafi birlik içinde yaşadıklan yer ve zamanlarda gc^üğümüz, işgal edilen veya yönetilenin temsil ettiği alt katman dili (substratum, knver language) ile işgal edenin veya yönetenin temsil etüğı üst katman dili {superstratum, upper language, dcmmant language) arasındaki alıntılarda ise, genellikle, bilgi ve öğrenme değil; siyasî ve İktisadî üstünlük, yönetid-yönetilen ilişkisi, özenti ve modalaşma gibi dü dışı konular gündemdedir.
Alt katman dili, üst katman diline ancak bilgi almülan veıebilirkerv üst katman dili, alt katman diline hem bilgi hem ozenb alıntılan sokar. Bu tür alıntılara, özenti alıntılan (prestige borrounngs, ıntımate borrcnvings) denilmektedir. Bilgi alıntılan, yani kültürle ilgili alıntı sözler, bize, bir ulusun diğerine neler öğrettiğini göstermesine ve söz almanın, büyük oranda, daha yüksek seviyeli dilden daha aşağı seviyeli dile doğru olmasına rağmen, özenti aünblannın, bilgi dünyası ve öğrenme ile, alıa dilm ıhbyaçlanyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu tür alıntılar, alıa dilin kullaruası sosyal binm ve kişilerin pısikolojik ihbyaçlanndan
1» • Gt0my KAttAiAĞAÇ
kaynıidnfukt*, onlann djh> bılgüi f^jrjnr»^ mjtfai fçruba omsup görünmek, ügj çekmek, y • tekUaşank var okıpnı grrtrfcirpınnek vt> bcklemdem we açLkl^va gidermekledn'
BöfAe bir doo topraktanla önceden
imdi pejOgnı jribnp ah katman dıb kanann âlümurk, en azmdan. »z konusu toprakia.'dar flonDÇİanacaklır. ît; öat kornan, iki dflifliı, jlafe aamaç gâtmmşü (destatabaempectı Sozkı^up aataç büdıronnde kuBamlmaEi. amaç gcırurufi 'ir« ^ E%ieBwı bv aonuca yöneldi^ görürü^ «uç gârânaı^ Türkçe, hem «gkddıA hem de saz dızsnldıaaaçıiı^ kurma yoBarra sahiptir
L Sözimkael ammç göfümifiL Türkçedeamaçgonaap^ lav« baçıA amaç lohn^fa eylem kok ve gDvdes bdmaı» mte-, tde-, âk-, mm-, kekk-, yomd-, bdbf-, gtn^ vb eykaaR, !ı^ anekddp >er alan amaç görünüşlü eylemlerde.
ZSâz âzmmri maamf gorirnâfm: Ttırkçeıan amaç ^n—1< aengaı ade dramı jroOan vardır. Buniarm en çok I yaidaşma «e neden çekonadbr tfomtk-e ve yamek tçm par tpa^ tfıUm e ve ephm tçm vb krf niyet {
anodor (aaaşdurw> Sazkıide veya sbz dızmmdea
aoe obekien veya cümleler, analar veya art gondmm I ** l«y *IH^M*ijn>ıiı y*i jgıhnafc mm km. i % BKfBÇModaa krf gândetiaı, art gönderim, ong aadam immammg, itme). Beş chtyu organıyla . yam <âm du^^adan. tül foluyla da topkımaal ı } yapay btr dünya ohn ı ■ ahnan bdgdnvı loyamn dncckı l nmlanN|ta(RHnr anlam derar Bu hdfcyleanlen d tar mâ0m «eya tMdeV: hır bnmm aktardı^ ya t
128 ♦ Günay KARAAĞAÇ
kişinin, o cümle aracılığıyla karşısındakilere iletme|^. içenk arasmda bir ilişki vardır. Bu noktada, bağlam gönckren kadar alıa da önemlidir. Anlamın gerçekleşir^ birimleri, göndericinin bu birimleri kullanımı ve nıhajtj^ gönderilen dil birimini çözme biçimi kadar, varijJclar»\ ^ olaviann var oluşlarından kaynaklanan, dilden dile evrensel, eskilerin deyimiyle 'eşyanın tabiaündan' doğada ve dolayısıyla bütün dillerde ortak olan anlatrı^ rilcri de vardır.
fUroTMa mtrçmidik)
Beş duyu ile gerçek dünyadan abnan, dil ile, dili yapay dünyadan alınan bir mesain önceki algı ve bil.; çâgsümu, anlamak olarak bilinir. Anlamak sonucu eldeı yeni algı veya yeni bilgidir.
Fizik dünyanın zaman-mekan eksenine dayalı uauk ve yansıma aöz yapısındaki üç-beş öğesi dr artaUafa seymacalara dayalı yapay bir sistem olarai^4^İ af«an «« naan-variık iietifimlen biçimindeki başlıca MstM. jitinr Her Uetifim süıeci, gönderici / gostı aİKi / yorumlayan arasındaki ilişkidir. Bı da«r. Göndericinin yazdığı ya da söyledi^ söz >?' dartd MF akcıyle aacayaf^
Anlam, hiçbir zaman, sadece bir gösterge ile bu göstergenin ta^dığı arasındaki ilişki değildir. Anlam, üçlü ilişkinin sonucudur. Cîdnderi veya gösterge, iletişimin en masum öğesidir C^örulerici ile aİM ise, kirbdir, algılamaları net değildir; çünkü eski öğrenmeleri sürekli işin içindedir. Ckizler, hep dil ile görürler varlığı, olduğu gibi, sıfır netlikte görmezler. Biz, gerçek dünyayı, edindiğimiz kavTamlarm gölgesinde görürüz. İster bireysel gerçek, ister sosyal gerçcİL hatta isterse evrensel gerçek olsun, hiçbir zaman fizik •l gerçeğin kendisi olmamıştır.
Kişi, sosyal çevrede sağlıkb bir yaşam sürmek için sağlıklı bir iletişim kurmak zorundadır. İletişimde anlaşmayı sağlayan çeşitli — yöntemler ve araçlar vardır, insanlar birbirleriyle renk, mekanik sesler, çeşitli beden hareketleri vb. yohıyla da iletişim kurabilip H ama dil dediğimiz saymacalar sisteminin zenginliği olmasaydı, manlar, kendi aralarında iletişim ve anlaşmayı sağlayamazdı ve uygarlıktan, sosyal yaşamdan söz edemezdik. Bu bakımdan dil «acılığıyla iletişim ve anlaşma, insanoğlunun sahip olduğu en büyük, daha doğrusu tek ayncalıkbr. Dil, insan oluş serüvenimizin bı^langıç noktasıdır. Diğer insan başanlarmdan farkk olarak. dÜ, hem ürünü hem üreticisi olduğumuz tek alandır; dilin ürünü olan insan, aynı zamzmda, dilin yaşabcısı, taşıyıcısı ve geliştiricisi durumundadır.saat fiyatları sundu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder