replika saat ve anlam bilimi bilgilerimiz
en güzel sekilde yazan replika saat diyorki okifu gibC dillenn de, ses ve anlam yapılanyla bir avının İtme (if/lıt ar ptah duan) ve birleştirme veya çekme zinan or dng duan) olduklan görülmektedir. Dülerin daha sonj^ ve anlam değişmelerinin başlangıç noktalarını oluştuu)^ dillennde veya şivelerde ortaya çıkan ses ve anlam faıüyıj^ bir yandan biçim birimi zenginliği yaratırken bir yandan 4 ve grupların sözlere yükledikleri yeni anlamlarla onlann örgüsünü zenginleştirirler; ayırmalar ve birleştirmele boylece, tek hücreli varlıklar gibi, ses ve anlamca bölünüp şerek sürüp gider.Dış alıntılar ise, bir dilin ses ve yapı düzeninin çatlayıp 1|^ masma, anlam örgüsünün dağılmasma yol açar. Dış alı% Mhassa özenti almülanrun fazlalığı, melez dilleri (pidgın credced Itaıgmges) ortaya çıkarmıştır. Bu şartlardaki dil ses ve anlam yapısı farklı dillere, birbirlerinden yeni mış, farklı yapıdaki dilleri birbirine yaklaşürrmştır.
«ilam yapılarında ortaya çıkan bu düzensizlikler, tabiî kı konulanvla uğraşanların dedikleri kültür dağılmasının l^fımm) sonuçlandır.
Bu tehlike yüzünden, diller, ahnb sözleri ses ve degı^irerek kendi ses ve anlam yapılarına uygun hale melez sor yaparlar veya aimtmm anlam yapısının aha dile lem morfem kopyalandığı anlam aktarmaları yaparlar (Üfler, anlam ridarmalan yaparak veya alıntılan melezleştıı katdilerinin mrfezleşmelerine karşı dinenmeğç çalışırlar
Mi ve topluluklar arasındaki iç ve dış alıntılar, ister aknbitti ister özenti alıntılan olsun, jest ve mimikten amal aoz, söz grubu veya cümleye kadar dilin hmnda görülebilmektedir. Tarih boyunca jest mimi terinM veya yazıb dilde bunlann yerini tutmağa ç
vç noktalama işaretleri ile ses çıkarma alışkanlıkları konularmda, dillerin birbirlerine nasıl bir etki yaptıklarını belirlemek, bugün için imkânsızdır; çünkü bir-iki ortak kaynaktan çıkmış yeryüzü alfabelerinin hiçbirinde vurgu ve tonlamalar işaretlenmediği gibi, yazının kahalığı ve tutuculuğu yüzünden de, hangi seslerin hangi yönde değişmekte olduklarını göremeyiz.
Diğer taraftan, uzun devirler içinde oluşan ve arkalarında dilin bütününü ilgilendiren bir analojik baskının bulunduğu cümle bilgisi kanunlarının ve bilhassa eylem çekiminin kolay kolay bir başka dUe aktarılamaz oluşu da, diller arasmdaki gramerhk alıntılan sırarlı tutmuştur.
Bütün bu nedenler yüzünden, diUer arasındaki alıntılar konusunda dilin edinim {competence, langue) kısmınm ağır bastığı sözlük alam, dilin dciha çok kullanım (performance, parole) kısmını temsil eden ses bilgisi alarundaki etkileşmelerden daha kalıa, daha kolay izlenebüen ve belki bu yüzden daha çekid bulunan bir alan dmuştur.replika saat Bu yüzden, bugün, diller arasındaki alıntılar söz konusu olduğunda ilk aklımıza gelen, sözlük almhlan olmaktadır.
Diğer taraftan, bilgi aimtılan genellikle sözlük çerçevesinde kalırken, özenti aimtılan daha çok ses bilgisi ve söz dizimi alanında görülmektedir; nitekim iki dilliliğin hakim olduğu kişi ve çevrelerde ilk göze çarpan değişim, ses bUgisi alarunda ortaya çıkmaktadır; fakat aimtılann en kolay izlenilebileni, dediğimiz gibi, söz alıntilandır.
Almtilar, genellikle verid dildeki (model language, lending langu-age, donor language, source language) ses ve anlam yapılanyla değil, aba dilin (recipient language, borrozvtng language) ses yapısıyla ve aba dilin anlam dünyasının ihtiyaçlarına göre yapıbr; dolayısıyla ses ve anlamca almdıklan yeni ortamlara uygun hale getirilirler. Bu uygunlaştırmanın derecesini ise, abnma şartlan belirler. Hem bilgi hem özenti alıntilannda, alıntının yapıldığı zaman veya mekan, alıntıyı yapan kişi veya gruplann niteliği, alıa ve verid diUerm ses yapılarındaki ve anlam örgülerindeki yakınlık veya uzaklıklar vb gibi birçok şart, aimtılann niteliğini belirler.
Alrnmmn. ^ıttehkieme göre şo>ie gruplar» h«*np gdhmşfcr
1 Odmf töt itam ux)rdi: Kjşi, sosyal grup v-»fumtİM ısry* aynı dil ailesi içinde goruier. ahn*; - ı iç «İfTTİıiıırdır Bur dilin bir sozunua ses \e anlan^r^ ^ ıru<iU>t} h«|4uı bir dile aktarılması
(y» nmlııvı, nHy related languages) arasındaki Aui.u«. v.i|iMİ.ıı|ır Yukanda da dediğırruz gibi ıç almülar il.im.nl,indir Kişi cüUeri, bölge \e grup dıDenıke.
I'iı ı.ıı.ıiı.ın, geçtikleri yollann farkhbğı \'üzunder. .i(ilmııl,ıı yüklemekte, sözlerin anlam yapılarınagetKb, .iiil.iml.il 1.1, .ınl.ım alanlannm daha küçük parçaiari r->«.ıy,l.ım.ıkt.ı, dif^er taraftan, dilde daha sonraian ortaıı ılegı;.mı'lerınin başlangıç noktalan olan sesletun «1.1 bu \ em .ınlamlara yeni adlar oluşturmaktadırlar p V,. 1 vm/ yııŞM-.’ 'yanmak; yakmak; parlamak' - «ş-« tutuşnuk alışmak' - yılış- 'ısınmak' ~ Kİ-rj- '.sınmak -»ı laişj't iî.ik \ b. ~ Moğ. asa- 'v’anmak, tutuşmak - m ı 'Sİ. ak’.ışnuk - ça/ 'ateş' - gey- /geyigul- 'ışımak, j a.\ ak'N vb: GT sogış 'savaş' > TT smıaş- GT sc- : v anlamak' - Moğ. sere- / sen- ‘sezmek; anlar“^ çetenek. güvenmek', Moğ. .smyuast'nçuıı a >erm Moğ. sereke 'sirke' > TT sırt- sirke' ıt - Vfalr: < hytrui word, lûatıblerul).
fcen MA etmc«kMB olaa ıkt ahrAnan a» \-apisw ma-LvA b«sk«»k «ka vkkkr »n hr aM cvtaya ı;ıkar Rus. jT«W^ IÇ.m jr^Ni hnmk ■» TTjeıdkm tınnık Fr. knAesmenf İ0mm »mm ahmiakı konu MncT > TT « bmmmm hm p •aıİMtı Mmr useunJırii kmu
JL %alm aftftmam <*mn imdaMm «cMMik: iom eâşm. âa-nailA I* *'wUs «nlaBww ıikiiem nkw*tn aka vbie âktenlarak. vm.> 4lka anten «»jcmanun teimv lakat aha dite .«es
w «ayıteniı karyhmn ahnhted» Hu Sv ahntıUıvia. «Vun ws w lwute «apa% ahi'i Jdden anteni mt \vtki dite anten eV)|U-«mteı k.ifiatewa \im^ı dikten Knie harfiıvn vapılan tamım aiMtetatek »«HAr^itvnıenm en u( nıdkiaant ohiftumr
t^jte tetateiv «Mte araamdakı bu tvtr atebian N4ırhwk alİMk* pMmt sMnku ite \a|h b%et««K bdgı ıkjkte
dBteİL ak ak >akaKiıakiaıiır >«m a^jtıtena ve NlgUrnmcimir te» a^f w N^ıteln nifvklı tei K^ılr uktu^ı vanı vrw Nljp-tea amte tekitamun uteaKhn ■wan»'kl^"'
te takı »ı^te ^tWtııvtak opUı^^nıa «mm
I daNate OtİRte mptam bu
120 ♦ Gunay KARAAĞAÇ
cKrIliğırun beliriedıgi bilinmektedir. İşte birçok halkın esk k,, VBU bilei ıb&kisi bu vüzden çakışmaktadır;
yeni bilgi ilişkisi bu yüzden çakışmaktadır;
Lat State - stop 'olma, olma şartlan; bulunma; durma' > ment 'ifade, anlatım'; Ar. karar 'olma; durma' - ikrar 'sözlü anlatım'- tabir 'yazılı ifade, anlatım'; GT tokta- 'durmak -
'anlatım, dilekçe'. Bu durumlarda, tarih, coğrafya, daha her türlü tabiat ve toplum bilimleri gibi dil dışı bilim dalİ^ yardımıyla, konuya bir parça açüdık getirmek mümkündür İı^ snouman 'kar adam'> TT kar adarm; Alm. Eisberg 'buz dağ'>^ buz dağt; Fr. editıon critique 'tenkitli basım' > TT tenkitli baswı,i^ unrtless 'telsiz' > TT telsiz-, Moğ.replika saat gacar usun 'dünya' - GTje^ 'dünya'; İng. coid war 'soğuk savaş'> TT soğuk savaş; İng. kask-hail 'sepet topu' > TT sepet topu 'basketbol', Fr. le murduson'ı^ duvan'> TT ses duvarı, vb.
Görüldüğü gibi almülann ses ve anlamca yeni ortamlânry uygun hale getirilmesinde, aha kişi ve grupların verid dili tanım oranlan önemhdir; çünkü bir şeyi bilmek demek, bir parça o p olmak demektir. Verid dili tanıma oranının yüksekliği yani dillilik (bümguism) durumunda, sözün verid dildeki ses ve ı-i y-apısayla, olduğu gibi ödünç alınması, yani ödünç söz; vencj tanıma oranının düşüklüğü, yani halk etimolojisi durunuKvij sözün değişik oranlarda sesçe, anlamca veya hem ses hem anla değiştirilmesi ses ve anlamca yeni ortamına uygun hale getirin yani melez söz, söz konusudur.
Diller arasmdaki alıntılar, genellikle, ahnan unsurlann ve anlamca değiştirildiği, ahndıklan yeni ortama uyduruldı melez sözlerdir. Ses ve anlamca yeni ortamlarına uygun getirilmedea olduğu gibi alınmış ödünç sözlerin fazlalığı rumunda, bu ödünç sözlerin, almdıklan dilin ses sistemine ya sesler, hattâ yapım ve çekim sistemine de yeni biçim birimM katbklan
Türkler, varlığı, varlığm özellikleri, yani sıfatlan 1er ve diğer varlıklarla olan ilişkileriyle de nitelenc Bu yüzden. Türkçe, bu konuda oldukça zengin biçim
ANLAM bilimi ve İLETİŞİM ♦ 121
kavuşmuştur. Bilhassa Bab Türkçesi, varlık adlarını sıfatlaştıran Arapça -t ekini bir özenb alıntısı olarak almış ve son bin yıl içinde kullandığı bu ekle, Türkiye Türkçesinin bu konudaki pek zengin biçim ve yapı zincirini kırmış, diğer Türk illeri ise, böyle bir kayıp yaşamamışlardır. Varlıklcin nitelemek için, sıfatlar dışmda, yirmi dvannda biçim ve yapıya sahip olan Türkçenin Bab Türkçesi koluna, gereksiz yere ve özenb sonucu alman bu ekin, -saJ / -sel ekiyle tercümeye kalkışılması da. Türkün dil ve düşünce dünyasmda oldukça zengin olan ve Arapça -î özenb aimbsı yüzünden, dil ve düşünce dünyasmda bir kısırlığa düşen Türkçenin bu kaybını hiçbir şekilde karşılayamamaktadır.
Almblar, bir dilin ses sisteminin ve anlam örgüsünün değişmesinde önemli bir yere sahiptirler. Dilcilikte formüUeşürilmesi zor, hattâ sık sık imkansız olan konulardan biri de, almb sözlerin ses ve anlam bilgisidir; çünkü almblar, değişik yer ve zamanlarda, değişik kişiler ve sosyal gruplar tarafmdcm yapılmakta ve yeni şekiller, almdıklan yeni orüımlara uygun hale gehrilmektedir. Bazen, verici dilin aynı sözü, aha dilin değişik yer ve zamanlarında değişik kişi ve sosyal gruplarca birkaç defa alınabildiği gibi, aynı söz birkaç dile de verilebUir ki bu tür ahnblara tekrarh alınü (repeated borrowing, reborrcnumg) adı verilebilir
ET kölige - köşik, köşige 'hafif gölgeli, loş' > ET köşk 'köşk' > Fars, kûşk 'köşk'. Ar. keşkJkuşk 'köşk', İng. kiosk, Alm. Kiosk, It. Onoscü, Fr. Kioscfue, Rus. kiosk '1. Bahçeh, yazlık küçük ev; 2. Büfe, gazete ve dergilerin sabş yeri'.
Bazen de verici dil, bir başka dile verdiği bir sözü, o dilde kazandığı ses ve anlam yapısıyla tekrar geri alabilir ki bu tür alıntılara da geri dönen almb (retumed borrorving) denir. Bu tür almblar, Çince, Farsça ve Rusça gibi eski komşular ile Türkçe arasında oldukça boldur GT ve Moğ. bağa 'küçük, ufak; az' + tor 'kale, şehir; bey' > bagator > Fars, bahadur > GT bahadır 'yiğit, kahraman'. Çince trîinskrip>siyonu mao-tun olan söz, pek çok dile verüir Rus. batur 'yiğit, kahraman'; Rus. matur 'güzel'; Mac.
saat fiyatları sundu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder