maca bitkisi

24 Ocak 2016 Pazar

replika saat ve anlam bilimi bilgisi

replika saat ve anlam bilimi bilgisi

 en güzel yazıları yazan replika saat diyorki, 7.6. Takma adlar, unvan ve mahlaslar (nick names): Kara, deniz ve sularda yaşaytin, her türden evcil veya yaban hayvanlara veya insanlara taktığımız adlardır Bir köpeğe Akkuş, bir horoza Kımrak, bir kediye Tembel vb. gibi verilen adlar, 'takma' adlardır. krş. özel ad.
ad bilimi (onomastics, onomasiolögy): Eskiden varlık ile var-bğın adı arasındaki ilişkiyi araştırmayı bildiren ad bilimi terimi, günümüzde, dil birimlerinin özel ad kullarumlan ile özel adların verilme geleneklerini araştırma çalışmalarmın adı olmuştur.
Gerçek ile dil arasmda, daha dar bir ifadeyle, varlık ile var-hğın adı arasmda bir ilişkinin bulunup bulunmadığı konusu, ilk çağlardan beri insanlann kafasını oyalayıp durmuştur: 'Sözlerin anicimlan, kendi içlerinde ve kendi yapılannda mıdır, yoksa insanlar, belirli sözlere belirli anlamlan iliştirmekte anlaşmışlar mıdır?' Bu ve benzeri sorular, bilindiği gibi, dilciliğin de başlangıç noktasını oluşturmuştur.
Tarih boyunca yapüan çalışmalar, yansıma sözler dışmda kalan sözlerin kök yapılannda varlık-söz ilişkisini bulamasalar da, başta türetme olmak üzere, kök sözler üzerinde yürütülen ses-biçim ve anlam değiştirmelerindeki, bilhassa da birden çok öge ile kurulan adlandırmalardaki söz-varlık ilişkisini yakalama konusunda epeyce yol almışlardır. Söz köklerindeki söz-varlık ilişkisinin toplumscd uzlaşıya dayab, saymaca ve dolayısıyla nedensiz bir ilişki olmasma karşılık, çeşiüi türetme yollan ve anlam değiştirmeleriyle kurulan önceki bilgi-sonraki bilgi veya alt bilgi-üst bilgi adlandırmalan, yansıma sözler gibi, nedenb adlandırmalardır. İnsanoğlunun yeni bilgilere hep eski bilgilerin gölgesinde ulaştığı bilinen bir gerçektir. Kişi veya toplum, yeni bir bilgiye kendisi ulaşmışsa, onu, hemen eski bilgilerinden birinin adı olan bir sözü, biçim veya anlamca değiştirerek adlandım. Böylece eski bilgilerin adlan ile yeni bilgilerin adlan ara.sında, bazılannm 'dil içi dünya görüşü' dedikleri, eski bilgi ile yeni bilgininnanm scKİüicleki fcar ad |oin kulbrabr olması <Dk tİK ve$ıdi sw «5bekieıi ve cümkelerin kaiçılaşaıak nbrmeien. tek lar söc gihk bir Nîtûn halme ■1 am iAhm bir»def»an sndükseAeşmes olarak baSrar. CbSnm lajlikn barlejalı aöaJert. deşnmien ve ala söclerv aim dMDBM Nrimierkiır. Bu artlam balecisi olayı ker w jABofiaİEn sSaiuliJen oluşur. «iüKliEâarücşHM.
fbna, har kSsluk vry« 95c dizimi «d İtMİiMMnc «tıkan «M banmtdcr. Bu Kcjm ek. hazm hmr vmmhmht^htçwm Nnmkfar. ad
)Ksil»n \MpoM |cı>e. meunlar w ha>’\-anUr v aıfaklar dünyaayU hr$ du\-u ^v|(«rd«nyU kurartar Beş duy-u kaıuüıyU afeMK udmmler eski bdioknn ışığında bilgiye dönüştürülür. Vm a%ı ve hUgılmn ekir edılışakle. eski bdgıler hep sürecm
rkl^ >e Kıpkımsıal yevreyı iç ıçr ve aynı anda yaşayan insan «r haMt Kav~vwUam Kmel iletişim araçtan beş duyulandır. In-MKİar ve Sav'vanUr gevek dıiğayla gerekse ait olduklan tophıhık
alıntı söz {loanıuord, borroıved tvord, alien tvord): Her topluluk, kendisinden farklı tarihî ve coğrafî ortamlarda farklı bilgilenme yollarından geçmiş bir başka kişi ve topiuj^ akraba veya komşu kavimlerden bir şeyler öğrenir ve dolayı^ bu öğrendiklerinin adlarmı kendi diline taşır. Bir Idşi lumun birbaşka kişi veya toplumdan kendi diline aldığ alınb veya alıntı söz olarak bilinir.Bir dilin söz varlığı, yani sözlük öğeleri, başbca iki dayanmaktadır. Biıindsi, mevcut öğeleri ses ve anlamca ık| tinne, ikindsi ise, başka dillerden almadır. Bu yüzden, hoıj| söz varlığı, iç öğeler ve dış öğeler diye ikiye ayrılır
Toplum hayatı, değişik yer ve zamanlara ait insanlanrI» birlerine kendi bilgilerini ve ürürderini sunmalarından ibaW{ Mesleklere, yaşlara, yaşanılan coğrafyaya, hatta cinsiyelego» daha doğrusu geçilen yollara göre oluşan kişi dillerine dayalı ı» bir çeşitliliğin yaşandığı sosyal yapılarda ve bu yapılan ohıştuiî dillerde,replika saat herkes birbirine bir şeyler öğretmektedir. Farklı sosyaldi fnlann da, birbirlerine öğretebilecek bir şeyleri mutlab vardır Altnh yapmanm iki nedeni vardtr. Bilgi ve özenti.Temebii öğrenmenin yer aldığı alıntılara bilgi alınblan (culturd l denir. Bilgilenmenin bir sonucu olan bu alınblar; tophıJukJann, başka kişi ve topluluklardan, bilgilenme ve j olmaksızın da alıntılar yaptıklarını görülür. Birden çoı aynı ayası ve coğrafî birlik içinde yaşadıkları yer ve za görülen, işgal edilen veya yönetilenin temsil ettiği alt 1 (substratum, bwer language) ile işgal edenin veya ettiği üst katman dili (superstratum, upper language, âv fljpfj arasındaki aimtilarda ise, genellikle, bilgi ve ö| ayası ve İktisadî üstünlük, yönetid-yönetilen il modalaşma gibi dil dışı konular gündemdedir.
ÖKnti aimtiian (prestige, intimate hamnvings) denilr
almblan sokar. Bilgi alıntılan, yani kültürle ilgili alıntı sözler, bize, bir ulusun diğerine neler öğrettiğini göstermesine ve söz almanm, büyük omda, daha yüksek düzevddd dildoı daha aşağı düzeydeki dile doğru olmasına rağmen, özenti alınblannın, bilgi dünyası ve öğrenme ile, aha dilin ihbvaçlanyla hiçbir ilgisi yoktur.
Bu tür özenb ahnblan, aha dilin kutlaması sosyal birim ve k^lf riıı psikolojik ihtiyaçlanndan kavnaklanmakta, unlaım daha bigffi görünmek, herhangi bor sosyal grüba mensup gönâTmck.i%i gekımk. haç değilse düde favkhlafarak var oluşunu gerçekleştirmek «b. giıi ihtıvaçlannı. beklentilermı w açtıklarım gidermektedir.
İnsanlann hayatında çok önemli olan bügi ve kavnm^ adlannın. dolayısıyla kullanılış »kliği yüks^ olan sözlerin alıntısı olmalan dummunda ise, yabana bir dilden ahnmaLm^ rağmen, bu tür özenti alıntılan, bpkı bir dili olgunlaştmp tiren iç aimtüar gibi, anlam alanlatnrun daha küçük parçalan avTilmasma kaynak ve bu yolla bilg;i alıntısı haline gpiereV.ytn bilgilere ad, cdındıklan dilin söz ve anlam dünyasının biıeıuvrs olabilmektedirler. Türkçenin ak ve kara sözlerine rağmen, ooeri» birer özenti alıntısı olaraık Türkçeye alınan Arapça hrye ve sı# sözleri, insan hayatında çok önemli yer tutan bu ikibû;şwı\.îtt özelliğin adlan olduklan için, kullanış sıklıklan N'uzunden, zaıwrk bilgi alıntısı haline gelmişler, Türkçenin ak \»e kar* sozJennm arktı alanlarının bölünmesine yardımcı, ‘ak’ ve 'İcara' ka\Taıt\lan akıtıl gelişen anlamlann bir kısmma ad olmuşlardır.
Tarihleri içinde, geniş coğrafyalarda ve uzun de\’uWtbp\i yöneticilik yaptıklan içirv, Türklerin dilinde, ö/onti a\\ı\t hemen hemen tek kaynağı, son dönemlere kadar dm o\n\\] Önce Budizm vc Maniheizm, sonra da İslamfyvl, almtın yanında tızenti ahntılannın da Türkçvye g>m\ts\r açmışlardır Budizm ve Mardheizmle gelen birçok söz, b\i] lenn Türklenn gözünde preslijli'rini kaybi'Uıklerl dovll Ttıriıçedcn çekip gitmişlerdir. İsUımiyetl ömv l arşlar kâT Türklenn dilinde en çok tvenü alınlısı, Ara\\a\t I karnkhâa Ond.>ku/unı-u yu/,yıl VM^Unnd.H, «ıKm-n# >tn dunyasmm ılıbanııın I urkU-rm nü/vmdo VjV
da. Türkçedeki Arapça ve Farsça kaynakh ozoıb afanblanran lerk edilmesine j-ol açmıştır Ar. şems, kemtr, Fars, taa^ vb. Ban özenti alıntılan, uygunluk ve yakınlık kaynaklıdır (mfıwrtr horroumgsl' 'sultan' sözünün yalnıza Türk, çar' sözünün yakvzcs Rus başkanlar için kullanılması, 'kavak' sözünün yalnıza Türiderle agıU ortamlarda kuUanıkünlmesi. vs. Bazen özenb ahnulan. üst katman dılmin fest, mimik ve vurgu alanlarına kad^ uzanmakta, üst katman dilinin yazunma kadar taşmmaktadır. Tüıkçenin başka bir dilin sesleriyle, yabana aksardı konuşulnvası veya yazıhnaa; a^coffee ve yoghurt.
Kişi ve topluluklann diğer kişi ve tophıhık dillerinden kendi diDerine söz almalannm öğrenme ve özenh gibi iki ana nedeni olduğu görülmektedir.
Altnhlann kaynağı da iki türlüdür: Almblar alırvdıklan kasnaklara göre, kişi, sosyal grup ve şivelerden v’apılan iç alıntılar (idiolechc, dialectu:, sociolectic, mtemal borroumgs) ve komşu kaomlerin dillerinden yapılan dış almülar (aJıen words, Jbrrıgn borrmnngs) diye ikiye aynlırlar.
Kişi (idiolect), topluluk (dıalact) ve sosyal grup {soaolect) dillerinden yapılan iç aimtılan belirlemek her zaman mümkün ohnaz; çünkü topluluk ve sosyal grupUnn smulanyia dil smulan arasında her zaman bir ayırım yapılamaz. Yine aynı şekilde, gerek iç gerekse dış alıntıların boyudan, dil değişdrmderine kadar gidebildiği için, bugün, dil akrabalıklarını ka\’im akrabalıklannm kesm ölçüsü olarak göremiyoruz.
Kişiler, sosyal gruplar ve şiveler arasında yapılan iç almb-1ar, bir yandan yem ömeksemeleıe (analoğu: changts) yt^ açarak yem dil kullanım kurallarının oluşmasmı sağlarken, bir v’andan da anlam alanlanmn daha küçük parçalarına ad olarak anlam örgüsünün daha ince ve daha sıkı dokunmasını sağlarlar Yazı diDen, bir yerde, kişi, sosyal grup ve meslek dillen ile şivelerin toplamından ohışur. Bilhassa yoktseı yaratnvdann pek gömlmed^ yazılı devirlerde, başka dillerden yapılan almülar dışmda, mevcut- saat fiyatları sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder