maca bitkisi

24 Ocak 2016 Pazar

replika saat ve anlam bilimi bilgi

replika saat ve anlam bilimi bilgi

 en güzel yazıları yazan replika saat diyorki Başka bir deyişle, edaüar, ortaya çıkabiljj^ başka varlığa (v + v) veya eyleme (v + e) gerek duy^'f' adlandır. Bu yüzden tek başlarına kullanılamazlar. edatlar birer bağlı birimdir; çünkü varlık + varlık eylem ilişkisinde ortaya çıkan 'bulunma, yön, snuf nedea sonuç, vb.' gibi bilgilerin adlan, ancak bağ), '• olabilirler ve bu bilgilerin var oluşlan, ancak varlık+y.
variık + eylem ilişkisi ile gerçekleşebilir.
Onnanlı dilcilik geleneğinde edat terimi, bütün çekim ekleri ile bugün edat olarak bildiğüniz, çekm, ve ünlem edadan gibi ekleşmemiş bağlı birimler ve lek başına anlamı ve kullanımı olmayan, ancak gcvdelennden sonra gelerek, yeni sözler türeten veyab,,. bir anva gelişini sağlayan dil birimi' diye tammlanuii;^ edat vapımlık ve çekimlik bağlı birimlerin bütünü Bu rûzden de eski çalışmalarda edat, yapımlık ya da fUryruş ra da ekle^nemiş olabilirdi. İşte eskidenekUyu ıtlrpTnııı> y^Timlık ve çekimlik bütün bağlı biçiıtı sözü, günümüzde, yalnızca el '2«çs7 r^rrrraen için kullanılmaktadır.
~2İsgEn*ı edd ve yeni bütün edatlarının çekim gAadSk Efeler 3e oluşmuş olmalan da, edatlann ■İBK vr î*ît%i M^TiIann niçin edatlaşma sürecine Bu yapılardaki edatlaşma süreci, Jaflûknnde yeni bilgilerin, yer t vrkıiBjm gârtermektedir. En az iki varlıkla ortaya pkabilecek bağlı bilgilenn t. vsm ba^ buıme çevirir. Bağb birim hala» Jk Bu yüzden, dillenn edal
ia ve dolayısıyla bilgi boUuj I dil kullanımlarının genel I bvımlennin sözlüğe dönmüş
Edadar kullanılış biçimleri, görevlen, birlikte | ögrier göz önüne alınarak, şu şekilde sınıflandırıl^'''
6.1. Çekim edatları
62.Babama edatları
63.ÜttlOH edatları 6JL Çekim edatları (postposıtıcn): Bir adla bıriıhpk^
o ada yer, yön, zaman, şekil, tarz, neden, miktar çjr yükleyen, kendisinden sonra gelen eylem veya adı bj > niteieyen veya flişkikndiTen çekimlik ba^ bınmienda grkHderi sözleh kendi çevresmde toplavnp bir but,T ntrlar Çeksn edadan, variık-varhk ve varlık-e>'l«r adianriır, bu yüzden, çddmlik bağb birimlerdir y, kullanılamazlar. Türkçenm tarihindeki çekimlik ba^ buyuk bdiûnmı, senadan ek halini almıştır ve uzur v.v.. ıçMide bağiı sazierderv yani edatlardan ekleşmiş <ia ad-durum eklen olarak bilinir, krş dunun, ad-dmud^ Kuianıkiiûe soderk bnficle biUiniik^
Türk Yazı DiDennin son çekim edadan şöyle obekknL* kU. Yer ve yon bikünmler ait, alta, altta, akim.
mk. beri, dtk defin.-dttkn Lâağrm.âaia,^kMmâa.tç,,(en.i(e.
ANLAM BtLtMl v« tLETİŞİM ♦ 95
6.15. Uzaklaşma ayrılık, başkahh w «nuç bddıranlrr başlıa.replika saat bütün, -dm, dtş, dışında, ^tyn, için, öngt, âsdce, öhtru, sanıyı
6.1.6. Karşılaştırma, rutelik ve nicelik bOdırenler aşkm daha, dahi, değin, denli, göre, kadar, karap, karaganda. karata, iare
6.1 7. Birliktelik ve araç bildirenler htridde, beraber, bak. bık, birim, bilm, ile (> -la/-le/-yla/-ykX ^ {-iart/ len. -nani-nm\ katış.
6.1.8. Sınırlandırma bildirenler: dek, -dek, değin, runJt, çeym, çakı, çaklı, tikle, kadar, kimi.
6.2. Bağlama edatları (conjunctıon): Sözleri, söz öbeklerini veya cümleleri bir araya getirmeye yarayan çekimlık ba^lı birimlerdir. Bu dil öğelerini bir araya getiriş, sıralayia veya açıklayia biçimlerdeki bağlamalardır.
6.2.1. Sıralayıcı bağlama edatları: Türkçede, titremleme üe (virgül), ve, ile, ve ilâ bağlama edatlan, sözleri ve cümleleri birbirine bağlamakta kullanılır. Sıralama söz öbeği, diğer öbeklerden biraz farklıdır ve yapı bakmamdan da diğer öbeklerden ayrılır. Sıralama söz öbeğinin yapısmdaki sözler, eşit öğeler olarak bağlanırken; diğer söz öbeklerinin öğeleri, asıl-bağlı öğeler olarak biri diğerine tâbidir. Diğer söz öbeklerinin yapısmdaki öğelerin yerinin değişmesi, öbeğin anlam ve yapısını etkilerken; sıralama söz öbeğindeki öğelerin yer değiştirmesi, sıralama söz birliğinin anlamını ve dil bilgilik yapısını etkilemez.
6-2.2. Açıklayıcı bağlama edatlarv Açıklayia bağlama edadan, parça-bütün, neden-sonuç, denkleştirme, ayırma, vb. ilişkilerle, sözler, söz öbekleri ve daha çok da cümleler arasmda ilişki kuran bağlı birimlerdir. Bu edatlann büyük bölümü, çeşitli cümleler ile Eski Türkçede bulunmayan fci'li birleşik cümlelenn asıl cümlelerinin kalıplaşmış biçimleridir.
Cümle başmda veya sonunda yer alan ve kendisinden önceki dil birliklerini bir bütünlük içinde kendisinden önceki veya sonraki dil birlikleriyle ilişkilendiren bu edatlann önemli bir bağlama rolü vardır. Bağlama edatlan, parça-bütün, neden-sonuç, denkleştirme-ayırma vb. gibi ilişkilerle cümleleri birbirlerine bağladıktan için
oesaırtlendirme'; kn^ 'ne yazık ki'; iflr 'işte'; faeşfar, kâ^ 'ne ohırdu, temenni pişmanhk’; rnaaitsef 'üzimKi pişmanhk', nah 'işle'; vf. oof usanma. MJonlık'; oofı 'sevinme, rahatiama. ferahlama, üzül-me, hayıflanma'; ^ sıkmtı; bıkkınlık; o<ke’; 'beğenmeme, küçük ICCinne'; sabn 'asla aman ha'; la te 'işte, ileride'; fu, fü fiili 'ayıplama, pişmanhk', nh. nah nah 'üzüntü, aama; pişmanlık'; vaOah, talUa 'and ■pme'; ray ‘yakmma; alay^; yn '\’ur^lama; som'; yahu 'ça^uma', yazık }0ak ki 'açana' pişmanhk'; yı^'öfloe, nefıet hmç'; yuh yuha 'aşa^^ılama htte jîSnne' gibi niyetleri dışa \’urmaya yarar.
6u3,2. Soru edatları: Ya bir söze soru ifadesi kazandıran ya da sözdeki soru ifadesini kuvvetlendirmeye yarayan edatlardır Sayılan pek fazla olmayan bu edatlar, farklı yerlerde kullanılırlar. .Acrim acep edatları, som ifadesini kuvvetlendirmeye; hant edab, soae som ifadesi kazandırmaya; hangi kaç, ne, nice, nasıl, neredeki gibi edatlar, adlarm som şekillerini elde etmeye; nasıl, ne, neden, nerede, nereden. Fiertye. niçin, niye edatlan ise, eylemlerin som şekil-İRİni elde etmeye yarar. Bunların kuUaruhş şekilleri de farklıdır Atehg acep, hani edatları, km'vetlendirme edatı; hangi, kaç, nasıl, ne, neredeki, mce edatlan som sıfab; nosıi, ne, neden, nerede, nereden, nereye, ntçm, neye edadanysa som zarfı olarak kullanılır Bu sözlerin edat sa^’ilmaUn, tek başına bir anlam taşımamalan dolayısıyladır «aşı aaha 'merak, hayret, beklenb; şüphe, tereddüt'; hani 'nerede, inçin'; hangi 'varlıklardan hangisi, kaç 'kaç ne kadar'; hm kim'; ■te* var rm, mevcut mu'; nasıl 'nasıl'; ne 'ne', neden 'neden, niçin’, mrdk nerede 'nerede', neye, niye 'niye, niçin'; niçw 'niçin'; mor 'nice, ne kadar', ya 'somyu vurgulama'.
hJLJ. Cevap edatlan: Bunlar, bir somya cevap oluşturan i ıhplafiiın öğeler ohıp. dı^ edatlara göre, anlamlan daha belir -gnUr Somlan aomyu karştlamalan, ya onaylama ve kabullenme w da nrt w inkar da^trultuaunda olur Mi 'çok iyi, çok güzel'; elbet dkPMp 'kuvssrtİHidirme, onavlama', rcrf 'evet', ha, he 'evet'; hay hay ‘tkaf, yel^ pdaye 'nkır', pddtİ ‘onavlaına. kabullerime', hdM 'elbette kaMlklr'. ya ya 'do^^mhıj^unun farkma varma'; aala kesmiikle,
anUmı \ aniir Bu yündendir ki ansiklopedilerde, sözlüklerde ve (.vsıdi soz dizinlerinde, özel adlar, dıjl^r sözJer gibi komşu bilgi ve kıv ramUnn adlanyla dejlbl olduklan kışı veya varlığın bulun-du|^ yer, yaşadı^ tarih ve co^afva vs. gibi dil dışı ozelliklenyle tanımlanırlar Gc^ldu^i gibi, bir dilin, 'dünya tablosu'nu yansıtan sözhı^nden seçilmiş bazı sözler, anlamlanndan anndınlarak dili kullananların küçük bir bölümünce kurulmuş ilişkilerle çeşitli kişi \e varlıklara ad olarak verilmektedir.
dukanda da belirtildi^ gibi, sözlerin özel ad olarak kullanılabilmesi. ancak onlann anlam boşalmasına u^ratılma.sıvla mümkün olmaktadır. Sözlükteki bütün bilgi adlan birer genellemedir, Bunlann tek bir varlığa ad olabilmeleri için bu genel soz-varlık ilişkisinin göz.ardı edilmesi gerekmektedir İşte tek bir varlığa çevresi tarahndan, dilin mevcut birimleri içinden seçilmiş herhangi bir birimin ad olarak verilmesi, yani özel adlandırma, bu noktada başlar Yapı bakımından genel ad ile ayru olan özel ad, genel adın v-anında değişik bir küme oluşturur. Herhangi bir dilin 9Öz varlığı içinde, genel adlardan ayn, özel ad olarak kullanılan ayn bir malzemesi yoktur. Özel ad, dilin sahip olduğu genel mal-armeden bir veya bırkaçmın değişik bir anlam kümesinde, daha doğrusu anlamsızlık kümesinde kullanılmasıdır. Özel adlar, bir dilin sözlüğünden veya söz diziminden seçilen yapılann, tek bir varlığa ad oluşundan ibarettir ve tabii ki her özel adın genel ad halinde, gent'I ad olarak bir yaşantısı, bir anlamı v'ardır.
Genel ad, sözlüğün, dil ve düşünce dünyasının bir üyesi olurken, özel ad, genel adın belirli bir işlevle kullanımından ibarettir C)zel adlar konusundaki varlık-söz ilişkisi söz konusu edildiğinde, adz'de bir pmhlem yaşanmamaktadır ve özel adların »z yapılannın genel adlardan oluştuğu açnkhr
.Anlamdan anndırma, varlık ile varlığın adı arasındaki top-hımaal uzlaşıya dayalı ve saymaca nitelikli bağlantı hiç yokmuş Hftn. zalm bir varlık adı olan sözü, tek bir varlığa ad olarak seç-ntaklp gerçekleştınhr Toplumun söz ile varlık arasında kurduğu thvlu ınemaenmedığınde, toplum da birkaç kışının kurduğu bu- saat fiyatları sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder